Türkçe
Vikipedi, özgür ansiklopedi
| Türkçe Türkiye Türkçesi |
|
|---|---|
| Konuşulduğu ülkeler: | Şu ülkelerdeki göçmen topluluklar Sürgündeki Ahıska Türkleri'nin yaşadığı ülkeler |
| Konuşan kişi sayısı: | 63 Milyon kadar kişi |
| Sıralama: | 19 - 22 |
| Dil Grubu Sınıflandırma: | Altay Dil Ailesi
|
| Resmî Durum | |
| Resmî dil olduğu ülkeler: | Belediye Dili olarak; |
| Dili düzenleyen kurum: | Türk Dil Kurumu |
| Alfabe: | Latin abecesi |
| Dil Kodları | |
| ISO 639-1 | tr |
| ISO 639-2 | tur |
| ISO 639-3 | {{{iso3}}} |
| SIL | TRK |
| Not: Bu sayfa Unicode ile kodlanmış IPA fonetik sembolleri kullanıyor olabilir. | |
| Ayrıca bakınız: Dil – Dil aileleri |
|
Türkçe, Türkiye Türkçesi olarak da bilinir, Ural-Altay dillerinden Türk dilleri ailesi ailesine bağlı ve Oğuz Grubu'na mensup bir dildir. Türkiye, Kıbrıs, Balkanlar ve Orta Avrupa ülkeleri başta olmak üzere geniş bir coğrafyada konuşulur. Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin resmî; Makedonya ve Kosova'nın ise tanınmış bölgesel dilidir.
Konu başlıkları |
[değiştir] Sınıflandırma
- Ana madde: Türk dilleri ailesi ve Altay Dilleri
Türkçe; Gagavuzca, Horasan Türkçesi ve Osmanlıca ve birkaç lehçe ile birlikte olarak Altay dil ailesi'ne bağlı Türk dilleri ailesi'nin Oğuz Grubunda yer almaktadır.
[değiştir] Resmî durumu
Türkçe Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin resmî dilidir. Türkiye'de Türk Dil Kurumu, Atatürk tarafından 1932 yılında Türk Dili Tetkik Cemiyeti olarak bağımsız bir organ olarak kurulmuştur. Türk Dil Kurumu dilin sadeleşmesi, yabancı kökenli sözcüklerin değiştirilmesi (özellikle Arapça ve Farsça) için çalışmıştır. 1978 Dil yasasına göre Türkçe Kosova'da bölgesel resmî dildi. Şu anda sadece Kosova'nın Türk çoğunluğunun yaşadığı bir kent olan Prizren'de resmî dildir. Diğer bölgelerdeki resmiyeti ortadan kaldırılmıştır.
[değiştir] Kullanımı
1960'larda iş gücüne ihtiyaç duyan Avrupa kapılarını büyük ölçüde Türklere açmış ve Türkiye'den Avrupa'ya yoğun bir göç yaşanmıştır. I. Dünya Savaşı sonrasında Balkanlar'da yaşamaya devam eden Türkler ile birlikte bu insanların sayısı günümüzde neredeyse 6 milyona ulaşmıştır ve büyük bir çoğunluğunun ana dili Türkçedir. Amerika ve Avustralya'da ise yaklaşık 200 bin kişi Türkçe konuşmaktadır. Böylece Türkçe (Türkiye Türkçesi), Türkiye ve KKTC dahil tüm dünyada ana dil olarak yaklaşık 71 milyon kişi tarafından konuşulurken, bu sayı Türkiye Türkçesini ikinci dil olarak konuşanlarla birlikte tahminen yaklaşık 80 milyonu bulmaktadır.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü, 1980'li yıllarda yaptığı araştırma sonucu tüm Türk lehçelerini 250 milyon kişinin konuştuğunu ortaya çıkardı. Ancak buna Türk lehçelerini ikinci ya da üçüncü dil olarak konuşanlar da dahildi. Aradan geçen çeyrek asırda Türkçe konuşan nüfus önemli oranda arttı. Günümüzde yaklaşık 210 milyon kişinin Türkçeyi ve diğer tarihi lehçelerini ana dili olarak konuştuğu üzerinde durulmaktadır. Buna Türkiye Türkçesini de içeren Türk lehçelerini ikinci veya üçüncü dil olarak konuşanlar da dahil edilecek olsa, bu sayı gözle görülür derecede artacaktır. Bu nedenle Türkiye Türkçesinin en çok konuşan kişi sayısına sahip olduğu Türk Dilleri Ailesi, tüm lehçeleri ile dünyanın en çok konuşulan dil ailelerinden birini oluşturmaktadır.
[değiştir] Tarihsel Gelişimi
[değiştir] Orta Asya'dan Anadolu'ya
Altay Dağları civarından kaynaklanan dil, onu kullanan göçebe kavimlerin doğuda Japonya'ya, batıda ise Avrupa'ya doğru hareketiyle yayılmıştır. Afganistan ve Batı Çin civarında Moğolca; Rusya, Güney ve Güneydoğu Çin bölgesinde Tunguz; eski Sovyetler Birliğinin batısında Türkiye'ye, güneyde ise İran'a yayılan bir alanda ise Türki diller olarak değişmiştir. Güneyde bulunan başlıca Türki diller Türkçe, Azeri Türkçesi ve Türkmen Türkçesidir. Oğuz boylarının kullandığı Gagavuz lehçeleri ve İran kaynaklı Horasan lehçesi, Türkiye lehçesi ile birlikte bugünkü Türkçenin bölümlerini oluşturmaktadır.
Türk dili Yenisey yazıtları gibi tabletlerden yola çıkılarak 1300 yıl önceye kadar kaynaklanabildiği gibi yazıtlarda kullanılan alfabenin gelişmişliği bu dilin daha eski tarihlere dayandığının en somut delilidir.
Divân-ı Lügati't-Türk, Türk kültürün ilk Türk dilini anlatan ve yazılan Sözlük eseri dir ve Kaşgârlı Mahmud tarafından 25 Ocak 1072'de yazılmaya başlanmış ve 10 Şubat 1074'te bitirilmiştir. Bu kitap içinde bu tümce bulunuyor. "Türk dilini öğrenmek çok gerekli bir iş olur". Türkçenin zengin dilbilgisi özelliklerini ilk ve en çarpıcı biçimde yansıtıyor.
Türkçenin kullanım alanını genişleten bir başka Karahanlı Devleti'nin mensubu, ikinci bir Türk ve Türkçe kültür abidesi olan Yusuf Has Hacib dir. Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig adlı eseri ile Türk dil birliğinin diğer önemli yazılı temelini attı.(1069-1070 yılarında bu Türkçe eseri tamamlandı).
Ahmed Yesevi 12yy. Türk dilinde yazdığı "hikmet" adlı şiirleri biraraya getiren Türk tasavvuf edebiyatının bilinen en eski örneklerini içeren kitap ile Türkçenin kulanımını etkiledi.
13/14.yy. yaşamını süren Yunus Emre Türkçenin, özellikle "Türkçe şiir dilinin" temel ustası ve abidesi(anıtı) olmaktadır. Yunus Emre'nin edebiyat tarihi bakımından, önemli bir yanı da Anadolu'da, Türkçe şiir dilinin öncüsü olması ve tasavvuf sorunlarını yalın, kolay anlaşılır bir dille söyleyişi nedeniyledir. Şiirlerinin ölçüsü, Türkçenin ses yapısına uygun aruz olmakla birlikte söyleyişi akıcı, sürükleyici bir nitelik taşır. Tasavvufun en güç anlaşılır kavramlarını, Türkçenin ses yapısına uygun biçimde dile getirir, şiirinde duygu ve düşünce birliğinden oluşan bir derinlik görülür.
Hacı Bayram Veli 14/15.yy. Anadoluda yaşamını süren Türk mutasavvıf ve şair olarak, eserlerini Türkçe olarak yazmakta oldu ve Türkçe kulanımını Anadoluda önemli şekilde etkiledi. Hacı Bayram-ı Veli Anadolu’da dil ve kültür birliğinin sağlanması için Türkçe eserler yazılmasında Leme’at ve Gülşen-i Raz gibi eserlerin Türkçeleştirilmesinde etkili olmuş kendisi de halkın anlayacağı dilden, Ahmet Yesevi geleneğine uygun olarak şiirler yazmıştır. Devrinde Arapça ve Farsça eser vermek revaçta iken, Hacı Bayram-ı Veli‘nin halk ile ileti kurabileceği Türkçeyi tercih etmesi belli bir iradeye idrak eder. Bu irade Anadolu’da dil birliğinin sağlanması ve Türk kültürürün hakim olmasıdır. Türkçecilik akımı müridlerini de etkilemiş, bu sufiler özellikle Türkçe eserler vermişlerdir. Yazıcıoğlu Muhammed, Ahmet Bican, Eşrefoğlu Rumi gibi öğrencilerinin Envaru-l Aşıkin, Muhammediye, Müzekki’n Nüfus gibi eserleri Anadolu'da yıllarca kolaylıkla okunmuştur halkın elinden düşmemiştir. Ayrıca Akşemsettin, (1389/1390 - 1460), 15. yüzyılın en büyük sufilerinden biridir ve Türkçe eserleri ile, (örnek olarak Hayatın Maddesi ve Tıp adında).
Türkçe ait olduğu Altay Dil Ailesi'nin en çok kişi tarafından kullanılan dilidir. 5500-8500 yıllık bir geçmişi olduğu sanılmaktadır. Azeri, Türkmen, Tatar, Özbek, Başkurti, Nogay, Kırgız,Kazak, Yakuti, Çuvaş gibi bölümleri vardır.
Örnek olarak yazılı Türkçe üzerine kaynaklarda (M.Ö. 1766 yılık çin kronikinde) ilk kez tutanaklarda tanrı, Ordu, kılıç ve kut (mutluluk) sözcükleri bulunulmaktadır.
Moğolca, Mançu-Tungus, Korece ve Japonca ile yakın ilişkisi vardır. Bazı bilimadamları, ilişkinin ödünç alınmış sözcüklerden kaynaklandığını ve temelli olmadığını iddia etmiştir. Son zamanlarda yapılan karşılaştırmalı çalışmalar, bu tezin hatalı olduğunu, Türkçe ve Japonca'nın temel ilişkilerinin bulunduğunu kanıtlamıştır[1].
Dil örnekleri klasik Eski Türkçe Kültürü (Göktürk 6/7/8yy. ile Orhun yazıtları) ve Türkiye Türkçesi Kültürü
| Göktürkçe |
|---|
| Türk Oğuz beğleri, budun, eşidin; üze Kök Tengri basmasar, asra yir telinmeser, Türk budun, ilinin, törünün kim artatı(r)? |
| Türkiye Türkçesi |
| Türk Oğuz beyleri, ulus, işitin; üzeride Gök Tanrı basmasa, altta yer delinmese, Türk ulusu, ülkeni, töreni kim atar? |
[değiştir] Dil Devrimi
Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslaşma sürecini tamamlayan Türk Devrimi'nin ya da Atatürk devrimlerinin en önemli basamaklarından ilki Cumhuriyet'in kuruluşundan 4 yıl sonra yapılan harf devrimi, ikincisi de Cumhuriyet'in kuruluşundan 9 yıl sonra yapılan Dil Devrimi'dir.
Dil Devrimi kısaca, Türkçe ile düşünmeyi, Türkçenin bütün, bilim, sanat ve teknik kavramları karşılayacak yolda gelişmesini sağlayan eylemdir.
Dil bilimci Kâmile İmer "Dil Devrimi nedir?" sorusunu şöyle yanıtlıyor:
- Dili daha çok yerli öğelerin egemen olduğu bir kültür dili durumuna getirmek amacıyla yapılan ve devletin desteğini kazanmış olan ulus çapındaki dili geliştirme eylemine 'dil devrimi' adı verilmektedir. (Dilde Değişme ve Gelişme Açısından Türk Dil Devrimi, TDK Yayınları, Ankara, 1976, s. 31 ve ötesi)
Her insan düşüncesini sözcükler arasında bağ kurarak oluşturduğu tümcelerle aktarır, bu açıdan bakınca Dil Devrimi aynı zamanda düşüncenin yenileşmesidir. "Dil Devrimi'nin gerçekleşmesini sağlayan etkenler, aynı zamanda onun amaçlarını ortaya koymaktadır. Uluslaşma etkeni dili yabancı öğelerden temizleme amacını, öteki de kültür dili durumuna getirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçların olumlu sonuçlar vermesi, ortaya çıkan ürünlerin toplumun malı olmasına bağlıdır. Devletin desteği olmaksızın dilde yapılan devrim, bireysel bir eylem olarak kalır, topluma mal olmaz. Dil Devrimi'nin hazırlık evresindeki çabalar, bunun en güzel örnekleridir. Türk Dil Devrimi'nin hazırlık evresi olarak nitelendirebileceğimiz ve Tanzimat Fermanı ile başlayan dönemdeki dili temizleme isteği toplumu kapsayamamıştır. Ancak Cumhuriyet'ten sonra, 1932 yılında devletin öncülüğünde Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin kuruluşuyla dilde yapılan yenilikler, ulus çapında bir eylem olarak topluma mal olmaya başlamıştır." (Agy, s. 32)
Türkçe yapı bakımından çok zengin bir dil olmakla beraber, dünya üzerinde de hala çok konuşulan bir dildir. Bu zenginlik her ne kadar içinde yabancı sözcükler bulundursa da, bu durum dilde hiçbir bozukluğa yol açmamıştır. Bunun nedeni de, Osmanlı'nın, zamanında barındırdığı azınlıkların olmasıdır. Çünkü bu nedenle dilde çok fazla yabancı "sözcük alış-verişleri" olmuştur. (Yağmur Akyüz)
| Osmanlıca | Türkçe | İngilizce | Açıklama |
|---|---|---|---|
| müselles | üçgen | triangle | Üç ("three") ve çok eski klasik türk gen ("yan") sözcüğünden türeniyor. |
| tayyare | uçak | airplane | Uçmak eyleminden türenerek ("to fly"). |
| nispet | oran | ratio | Modern oran sözcüğü klasik türk or- kesmek sözcüğünden türeniyor (to cut). |
| şimal | kuzey | north | Klasik kuz ("soğuk ve karanlık", "gölge" sözcüğünden türeniyor). |
| Teşrini-evvel | Ekim | October | Ekim hareketinden türeniyor Türkiyenin çeşitli bölgelerinde sonbaharda ekim yapılıyor ("the action of planting"). |
| asel | bal | honey | Arapça asel sözcüğü, öz türk bal sözcüğü ile düzenlendi. |
Türkler dünyada en çok alfabe değiştiren kavimlerdendir.
- Türkçenin bilinen ilk alfabesi Orhun Abideleri'nde yer alan Orhun Alfabesi'dir. Bu alfabe 1. yüzyıldan itibaren Göktürkler tarafından kullanılmıştır.
- Osmanlı İmparatorluğu'nde ise Arap alfabesi üzerinde bir takım düzenlemeler yapılarak Osmanlıca dediğimiz yazı çeşiti kullanıldı.
- Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte 29 harfli Yeni Türk Alfabesi ise Latin Harfleri üzerinde yapılan düzenlemeler sonucu 1928'de Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından kabul edilmiştir.
a - A |
b - B |
c - C |
ç - Ç |
d - D |
e - E |
f - F |
g - G |
ğ - Ğ |
h - H |
i¹ - İ |
ı - I |
j - J |
k - K |
l - L |
m - M |
n - N |
o - O |
ö - Ö |
p - P |
r - R |
s - S |
ş - Ş |
t - T |
u - U |
ü - Ü |
v - V |
y - Y |
z - Z |
¹→ Türkçede, İ harfi I harfinden önce gelir ancak yaygın kullanım şekli, I harfinden sonra İ harfidir.
Ayrıca günümüzde 20 ayrı Türk yazı dili bulunmaktadır: Türkçe, Gagavuz Türkçesi, Azerice, Türkmence, Kırım Tatar Türkçesi, Karaçay-Malkar Türkçesi, Nogay Türkçesi, Kumuk Türkçesi, Kazan Tatar Türkçesi, Başkurt Türkçesi, Kazak Türkçesi, Karakalpak Türkçesi, Kırgız Türkçesi, Özbek Türkçesi, Uygur Türkçesi, Altay Türkçesi, Hakas Türkçesi, Tuva Türkçesi, Saha (Yakut) Türkçesi, Çuvaş Türkçesi.
[değiştir] Moğolcadan ayrılışı
Çok desteklenen tezlerden birisi Türkçenin bir kaç bin yıl önce Moğolcala aynı dil olduğudur. Bu teze göre Hunlar zamanında Moğollar ve Türkler arasında dil farkı yokmuş ve hatta bu iki grup aynı halka aitlermiş. Türklerin batıya doğru göç etmeleri Türkçenin neden Moğolcadan ve obür altay dillerinden uzaklaşdığının bir sebebi ola bilir. Başka bir sebep, Türklerin batıdadan gelen Tohar ve Soğd gibi Hintavrupa gruplarırından etkilendikleri ve onun için Türkçe de bir değişim yaptığı ola bilir. Son bilimsel araştırmalar Türkçedeki Hintavrupa kökenli sözcüklerin sanıldığından daha bir büyük boyutta olduğunu göstere bilmişdir. Açık olan da islamlaşma zamanında Türki Dillerin arapçlaşmasıdır, bu da Moğolcadan kopmanın büyük nedenlerinden birisi ola bilir.
Gramer, ses ve sözcük olarak bugün bile Moğolca turki dillerine en yakın dil sayılır. Özellikle Orta Asyadaki diller Moğolcaya büyük bir yakınlık gösterirler. Bir örnek, bazı Türk Dilleri eski Türkçe c sesini j'ye ve sonra y'ye [2] [3] çevirmişlerdir.
|
|
- Eksi işaretli hücreler dilde başka kökenli bir kelime kullanıldığı anlamındadır
- q harfi kelleden çıkan bir k olarak seslendirilinir
- Türkiye Türkçesi b'leri genellikle v'ye dönüştürür
- r ve l sesleri birbirlerine çok yakınlardır, dünyanın bütün dil ailelerinde l -> r değişimi ve tersi olmuşdur
Moğolcadaki n sesleri Türkçede karşılığı c'dir ve yukardaki tabloda "yazmak" örneğinde de gördüğümüz gibi r seslerinin de z'dir , örnek:
| Türkiye Türkçesi | Kazakça | Kırgızca | Moğolca |
| yaş | jas | caş | nasu |
| yılışık | jağınğan | casaker | nılçağay |
| yosun |
|
|
nogugan < *nogusun |
| yumruk ( < *yum-duruk ) | jumırık |
|
nıdurğa |
| yüz | jüz | cüz | nigur |
| az | az | az | aray |
| kazmak | kazuv | kazu | qaru- |
| kuzu | kozı | kozu | qurağa |
| sızmak | sızdav | sızılıp | sırı- |
| öz | öz | öz | ör |
Bu r -> z değişimi Türkçenin içinde de bir çok sözcükde gerçekleşmişdir. Örneğin "göz" kelimesi "görmek"den türemişdir.
Tabii ki bundan ötürü Türkçe ve Moğolca arasında bin yıllardır büyük ses değişimine uğramamış kelimeler de mevcuttur.
|
|
Buna benzer daha binlerce misal vardır. Bu ortak söcüklere bakarak iki dil arasında yoğun bir kelime alış verişinden sözetmek yerine tarih öncesinde ortak olan bir dilin değişik gelişimi sonucu iki ayrı dile dönüşmesinden bahsetmek daha uygun olacaktır. Moğolcanın Türkçeye sergilediği yakınlığının yüzünden bazı Türkologlar Moğulları da Türk olarak hesaplarlar. Daha doğrusu, Moğulların ve Türklerin büyük olasılıkla aynı kökeni paylaştıklarıdır.
Moğolca ve Türkçe arası göze çarpan gramer benzerlikler yoğundur, bu sadece cümle kuruluşunun benzerliğinle bitmiyor, bir çok Türkçeden tanıdık ekler de kullanılır. Örnekler:
| Türkiye Türkçesi | Moğolca |
| davar | mal |
| davar-ın | mal-iin |
| davar-da | mal-d |
| davar-ı | mal-iig |
Türkçe ve Moğolca arası zamir benzerlikleri:
| Türkiye Türkçesi | Kazakça | Kırgızca | Uygurca | Moğolca |
| ben | men | men | men | bi |
| biz | biz | şi-bege | beğiz | bid |
Büküm halde:
| Türkiye Türkçesi | Moğolca |
| ben-i | min-ii |
[değiştir] Ağızları
Türkiye Türkçesinin genel kabul görülmüş ve yazı diline aktarılmış şivesi, İstanbul ağzından türemiştir. Anadolu'da özellikle Karadeniz Bölgesi, Güneydoğu Bölgesi ve de Ege Bölgesi'nde ağız farklılıkları apaçık gözlenmektedir. Ancak ağızlar, genellikle insanların belli bir eğitim ve kültür seviyesine ulaşması ile yavaş yavaş terk edilmekte ve toplumda çoğunluğun konuştuğu ağız kabul görmektedir.
[değiştir] Dil bilgisi
Türkçeyi (Türkiye Türkçesi) diğer dillerden ayıran dört özellik şunlardır:
- Türkçe sondan eklemeli bir dildir.
- Türkçede ses uyumu vardır.
- Türkçede sözlerin cinsiyeti yoktur.
- Türkçede, ince ünlü olan ö, ü yoğun kulanılıyor.
[değiştir] Türkçenin özellikleri
- Türkçe söz varlığının çoğunluğu; öz Türkçe sözcükler, Arapça ve Farsça'dan geçmiş Türkçeleşmiş sözcüklerden oluşmaktadır. Arapça ve Farsçadan gelmiş sözcükler o kadar Türkçeleşmiştir ki Arap veya Fars dilindeki halinden oldukça farklıdır ve kimi sözcüklerin anlamı farklılaşmıştır.
- Türkçede tümce yapısı: Özne, Tümleç, Yüklem şeklindedir.
- Türkçede kısa yoldan anlatım ön plandadır. Örneğin, "sobayı yak" derken "sobanın içindeki odun ve kömürleri yak" anlamındadır.
- Türkçede zamirler: ben, sen, o, biz, siz, onlar şeklindedir.
- Türk dilinde çok görülen ve Türkce kuralları içinde bulunan bir ses olayı olan (k > h) değişimi bulunmaktadır. (Ahi sözü Dîvânu Lugâti’t-Türk ve Atabetü’l-Hakâyık gibi kaynaklarda “eli açık, cömert” olarak açıklanıyor. Türkçe “akı” sözcüğünden geldiği görüşü savunuluyor. “Akı” sözcüğü Türk dilinde çok görülen ve Türkce kuralları içinde bulunan bir ses olayı olan (k > h) değişimiyle “ahı” şekline dönüşmüşesi ve dolaylı “ahi” oluşumu savunuluyor. Bu ses olayların türk dilinde birçok örnekler bulunur).
[değiştir] Sözcük Türeme Farkı
Özelliği gereği sona eklemeli bir dil olduğundan Türkçede basit bir kökten çok sayıda sözcük türetmek mümkündür. Bu özelliğin bulunmadığı Hint-Avrupa Dilleri kolundan gelen İngilizce, Almanca ve İspanyolca aşağıda Türkçe ile karşılaştırılmıştır.
| Türkçe | İngilizce | Almanca | İspanyolca |
|---|---|---|---|
| göz | eye | Auge | ojo |
| gözlük | eyeglasses | Brille | gafas |
| gözlükçü | optician: someone who sells glasses | Augenoptiker, Brillenverkäufer | vendedor de gafas |
| gözlükçülük | the business of selling glasses | Das Geschäft des Brillenverkaufes, Der Beruf des Augenoptikers |
la tienda de la venta de gafas |
Ve eylemden türeme:
| Türkçe | İngilizce | Almanca | İspanyolca |
|---|---|---|---|
| yat | lie down | lege (dich) hin, schlafe! | acostar |
| yatır | lay down [that is, cause to lie down] | lege an | atraca |
| yatırım | instance of laying down: investment | Investition | inversión |
| yatırımcı | depositor, investor | Kapitalanleger, Investor | spónsor, inversor |
| yatırımcılık | to be an investor | ein Investor sein | ser un inversor |
Yeni sözcükler ayrıca var olan iki eski sözcüğün birleşmesi ile de yaratılır. Bu, Türkçe ve Almanca ile İngilizcenin paylaştığı bir istisna benzerliği oluşturur. Alta bazı örnekler:
| Türkçe | İngilizce | yeni sözcükleri oluşturan temel sözcükler | Açıklama |
|---|---|---|---|
| Pazartesi | Monday | Pazar ("Sunday") ve ertesi ("after") | after Sunday pazardan sonra |
| bilgisayar | computer | bilgi ("information") ve say- ("to count") | information counter bilgiyi sayan |
| gökdelen | skyscraper | gök ("sky") ve del- ("to pierce") | sky piercer |
| başparmak | thumb | baş ("prime") ve parmak ("finger") | primary finger |
| önyargı | prejudice | ön ("before") ve yargı ("splitting; judgement") | fore-judging |
[değiştir] Eklerle tümce oluşturma
Diğer yaygın olarak konuşulan dillerle karşılaştırıldığında, daha az sayıda sözcük ve harf ile daha çok bilgi aktarmak olanaklıdır. Diğer pek çok dilde olmayan bir özelliğe göre, bir sözcük köküne ekler ekleyerek, tek sözcüklü tümceler oluşturulabilir.
| Türkçe | İngilizce | Almanca | İspanyolca |
|---|---|---|---|
| ev | house | Hause | casa |
| evde | at home, within the house | im Haus, zu Hause | en casa |
| eviniz | your house | Ihr Haus | su casa |
| evinizde | at your house | in Ihrem Haus | en su casa |
| evinizdeyiz | we are at your house | wir sind in Ihrem Haus | estamos en su casa |
[değiştir] Büyük ve küçük ünlü uyumu
Türkçede büyük ünlü uyumu ve küçük ünlü uyumu olarak bilinen iki ünlü uyumu vardır. En yaygın ve kapsamlı olan, büyük ünlü uyumudur. Kural dışı kalan çok az sözcükler mevcuttur ki bunların büyük bir kısmını yabancı kökenli sözcükler oluşturmaktadır. Bu kurala göre Türkçede bir sözcüğün ilk hecesinde kalın bir ünlü (a, ı, o, u) varsa, izleyen hecelerde de kalın heceler; ince bir ünlü (e, i, ö, ü) varsa, izleyen hecelerde de ince ünlüler yer alır. Sözcüğün ilk hecesi düz ünlüyle başlamışsa (a,e,ı,i)diğer hecelerde düz ünlüyle devam eder.
Örnek:
- büyük ünlü uyumu : balta - baltalar ; arı - arılar ; top - toplar ; uçak - uçaklar
- küçük ünlü uyumu : ev - evler ; istek - istekler ; örtü - örtüler ; ünlü - ünlüler
Türkçede en çok kullanılan deyimlerden örnekler;
- Kulak misafiri olmak.
- Yangına körükle gitmek.
- Yumurta kapıda.
- Etekleri zil çalmak.
- Yerin kulağı vardır.
Türkçede en çok kullanılan atasözlerinden örnekler;
- Damlaya damlaya göl olur.
- Bugünün işini yarına bırakma.
- İşleyen demir ışıldar.
- Gün doğmadan neler doğar.
Türkçede bulunan ilginç deyim ve atasözleri;
- Fakirin parmağına bir kaşık bal bulanmış, yemeden duramamış.
- Deveye sormuşlar, senin boynun neden eğri diye. Nerem doğru ki demiş.
- Türk çalmış, Türkmen oynamış.
[değiştir] Türkçede Zamanlar
[değiştir] Geçmiş Zaman
Türkçe'deki geçmiş zaman -mis, -mus, -di, -du gibi eklerin eklenmesiyle sağlanmaktadır.
[değiştir] Şimdiki Zaman
Türkçede şimdiki zamanlı bir cümle kurabilmek için fiil kökünün sonuna;-ıyor,-iyor,-uyor,-üyor veya -yor eklerinden uygun olan birini getirmek yeterlidir.
[değiştir] Gelecek Zaman
-ecek,-acak eklerinin gelmesiyle oluşturulur.
[değiştir] Genis Zaman
Türkcede genis zaman fiil kökünü sonuna -ir, -ir,-er, -ar,-ur eklerinden biri getirilerek olusturulur. Fiil kökü sesli bir harf ile bitiyorsa ayrica kök ve ek arasina -l harfi eklenir.
[değiştir] Yabancı Dillerle Etkileşimi
[değiştir] Türkçe Sözcük Dağarcığı
2005'te yayınlanan Güncel Türkçe Sözlük 104.481 sözcük içerir. Bu sözcüklerin % 14'ünün yabancı kökenli olduğu TDK tarafından tespit edilmiştir. 2005'te Almanyada yaygın olarak kulanılan Almanca "Duden Sözlükü" 120.000 Almanca sözcük dağarcığını içeriyor.
[değiştir] Türkçeye Geçen Yabancı Sözcükler
Her ne kadar Atatürk'ün dil devrimi ile Türkçe, kökeni Arapça ve Farsça olan sözcüklerden arındırılmaya çalışıldıysa da, dil devriminin politik etkenlerle aksamasından ötürü bu iki dilden sözcükler, Fransızca sözcüklerle birlikte Türkçe sözlüğün önemli bir bölümünü oluşturmayı sürdürmektedir.
Türkçede yer alan sözcüklerin toplam %14,33'ü (104.481 sözcüğün 14.973'ü) yabancı dillerden Türkçeye girmiştir:[4]
|
|
[değiştir] Basın Dilindeki Yaygınlığı
Tuba Ersöz'ün bir araştırmasına göre, basındaki yabancı kökenli sözcük kullanımı halka göre daha yüksek bir konumda. Basın dili halka bilimsel dilden daha yakın olması gerekirken, Türkiye'deki bu tam tersine işleyen olgu dikkat çekici.
Araştırmaya göre dil devriminden bu yana basın dilinde Türkçe sözcük kullanımı artmış, Farsça ile özellikle Arapça sözcüklerin kullanımı büyük ölçüde düşmüştür. Buna karşın diğer dillerden alınan sözcüklerin kullanımında bir artış olmuştur, ki bu rakamların günümüzde daha da arttığı tahmin edilmektedir. [5]
| Yıl | Türkçe sözcükler | Arapça sözcükler | Farsça sözcükler | Fransızca sözcükler |
| 1931 | % 35 | % 51 | % 2 | % 6 |
| 1941 | % 48 | % 40 | % 3 | % 4 |
| 1951 | % 51 | % 35 | % 3 | % 6 |
| 1965 | % 60,5 | % 26 | % 1 | % 8,5 |
| 1995 | % 70,9 | % 19,7 | % 1 | % 8,4 |
| 2005 | % 86 | % 6 | % 1 | % 4,8[kaynak belirtilmeli] |
Yabancı kökenli sözcüklerden bazı örnekler:
- Arapçadan: fikir, hediye, resim, insan, saat, asker, vatan, ırk, millet, memleket, devlet, halk, hain, kurban, şehit
- Farsçadan: tahta, pazar, pencere, şehir, hafta, ateş, rüzgâr, ayna, can, dert, hoş, düşman, kahraman, köy
- Yunancadan: liman, kutu, ırgat, lamba, filiz, kiraz
- İtalyancadan: banyo, bavul, politika, gala, borsa, fanila, posta, iskele, jandarma
- Fransızcadan: lüks, kuzen, pantolon, kuaför, hoparlör, kamyon, sürpriz, şans, detay, iskelet, anten, lavabo, eviye, tuvalet, polis
- İngilizceden: pikap, tişört, mayın, miting, video, teyp, kod, çita, medya, sandviç
- Almancadan: şalter, şvester, haymatlos, kuruş, beher
[değiştir] Türkçeden Diğer Dillere Geçen Sözcükler
[kaynak belirtilmeli] Türkçe kökenli ya da alıntı sözcüklerden bazı örnekler:
- cacık: Yunanca "zaziki"
- denge (para): Rusça "dengi"
- dilmaç (çevirmen): Almanca "Dolmetscher"
- dolma: İngilizce "dolma", Yunanca "dolmalakis"
- duman: Rusça'da "tuman"
- koç: İngilizce'de "coach"
- ordu: Almanca, İngilizce ve Fransızca "Horde"
- yelek: İngilizce ve Fransızca gilet, ispanyolca gileco, jaleco, chaleco, arabca jalikah
- yoğurt: İngilizce "yoghurt", Fransızca "yaourt", Almanca "Joghurt", İspanyolca "yogur"
- yar (uçurum): Rusça "zar"
- yarlık (ferman): Rusça "zarlik"[kaynak belirtilmeli]
Ayrıca, Osmanlı İmparatorluğu dönemi veya öncesinden şekillenmiş, Türkçe-Ermenice ortak sözcük dağarcığı, Türkçe-Yunanca ortak sözcük dağarcığı, Türkçe-Bulgarca ortak sözcük dağarcığı, Türkçe-Arnavutça ortak sözcük dağarcığı, Türkçe-Boşnakça ortak sözcük dağarcığı, Türkçe-Romence ortak sözcük dağarcığı mevcuttur.
[değiştir] Öztürkçe zannedilen yabancı kökenli sözcükler
Eskiden Türkçe kökenli sanılan kelimeler sonradan dilbilimcilerin araştırmaları sayesinde yabancı kökenli oldukları ispatlanmışdır. Özellikle Soğdcadan gelen kelimeler ummulduğundan fazladır. Bu Eski Türkler ve Soğdların iç içe yaşadıklarından kaynaklaniyor, bunun yanında Toharca ve Orta Farsçadan da Türkçeye etkilenme olmuşdur. Çinin Uygur Türklerin yaşadığı ve özerkliğe sahip oldukları Sincan (Doğu Türkistan) bölgesinde irani olan Partça, Orta Farsça, Soğdca ve Sakca dillerinden yazı bulutuları [6] tespit edilmişdir. Bunun yanı sıra Hinta-Avrupa dil ailesinin içinde ayrı gruba ait olan Toharcadan da yazılar bulunmuşdur.
Bazı Öztürkçe zannedilen kelimelerin kökleri hakkında:
| Kelime | Köken | Etimolojik Kaynak |
| akşam | Soğdca: χşām | Sevan Nişanyan |
| amaç | Yeni Farsça: āmāc | Sevan Nişanyan |
| acun | Soğdca: ajūn (oku: acūn) | Sevan Nişanyan |
| bacak | Türkçeleşmiş Farsça: paça < Yeni Farsça: pāça < Orta Farsça: pāçag | Sevan Nişanyan (1) Sevan Nişanyan (2) |
| bağış | Yeni Farsça / Orta Farsça: baχş | Sevan Nişanyan |
| bayram | Orta Farsça: paδrām, Soğdca: patrām | Sevan Nişanyan |
| beslemek | Yeni Farsça / Orta Farsça: bas | Sevan Nişanyan |
| cacık | Yeni Farsça: jāj (oku: cāc) | Sevan Nişanyan |
| coşmak | Yeni Farsça: cōşīdan | Sevan Nişanyan |
| esen | Yeni Farsça / Orta Farsça: āsān | Sevan Nişanyan |
| kadın | Soğdca: χwatēn | Sevan Nişanyan (1) Sevan Nişanyan (2) |
| kâğıt | Soğdca: kāġədā/qāġədā | TDK Sevan Nişanyan |
| kent | Soğdca: kant | TDK Sevan Nişanyan |
| oruç | Soğdca: rōç | TDK Sevan Nişanyan |
| örnek | Ermenice: ōrinag < Orta Farsça: awδēnak | Sevan Nişanyan |
| şad | Yeni Farsça / Orta Farsça: şād | TDK Sevan Nişanyan |
| öküz | Toharca: okso/okäs | Sevan Nişanyan |
| yardım | Yeni Farsça: yārīdan | Sevan Nişanyan |
Bu kelimelerinin köklerinin bazılarını Türk Dil Kurumu henüz kabul etmemiştir, batı Dilbiliminde gerçek olarak değerlendirildiğine rağmen.
[değiştir] Ayrıca bakınız
- Orhun yazıtları
- Divanü Lügati’t-Türk
- Kutadgu Bilig
- Türkçe Karakter Temizleme Programı
- Yazım Türkçeleştirme Programı
- Altay dilleri
- Göktürkçe
- Turan
- Uluslararası Türkçe Olimpiyatı
- İTÜ Türkçe Günleri
[değiştir] Kaynakça
- ^ Talât Tekin, Japonca ve Altay Dilleri, Doruk, 1993.
- ^ http://www.nisanyansozluk.com
- ^ http://www.tdk.org.tr/lehceler/Default.aspx
- ^ TDK Güncel Türkçe Sözlükte yabancı dillerden Türkçeye giren sözler
- ^ http://www.cu.edu.tr/insanlar/tbalci/Die_turkishen.html
- ^ http://pom.bbaw.de/turfan/start.php?aufl=1280
[değiştir] Dış bağlantılar
- Türk Dil Kurumu, Ana sayfa
- Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlük
- Türk Dil Kurumu Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
- Türk Dil Kurumu Kişi Adları Sözlüğü
- Türk Dil Kurumu Türk Lehçeleri Sözlüğü
- Türk Dil Kurumu Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü
- Dil Derneği, Ana sayfa
- Türkçemizi Canlandırma Topluluğu, Ana sayfa
- Türkçesi Varken Topluluğu, Ana sayfa
|
|
|
|---|---|
| Ogur | Bulgar† · Çuvaşça · Hunca† · Hazarca† · Türk Avar† |
| Uygur | Eski Türkçe† · Ainice² · Çağatayca† · İli Turki · Lop · Uygurca · Özbekçe |
| Kıpçak | Altayca · Baraba dili · Başkurtça · Kırım Tatarcası¹ · Kumanca† · Karaçay-Balkarca · Karayca · Karakalpakça · Kazakça · Kıpçakça† · Kırımçakça · Kumukça · Kırgızgca · Nogayca · Eski Tatarca† · Tatarca · Urumca¹ |
| Oğuz | Afşarca · |