Maya uygarlığı
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Maya uygarlığı Amerika kıtasındaki Kolomb-öncesi uygarlıklardan biridir. Bir Orta Amerika uygarlığı olan Maya uygarlığı, binlerce yıl boyunca Meksika'nın güneydoğusundan, Honduras, El Salvador ve Guatemala'ya kadar uzanan bir bölgede hüküm sürmüştür. [2] Meksika’nın güneydoğusunda beş devlet kurmuş Mayalar (Campeche, Chiapas, Quintana Roo, Tabasco ve Yucatán), tarihleri boyunca yüzlerce lehçe yaratmışlardır ve bu lehçelerden bazıları günümüzde hâlen konuşulan 21-44 [3] Maya dilinin oluşumunu sağlamıştır. Bu uygarlık M.Ö. 600 dolaylarında yükselişe geçmiş, M.S. 3.yy.'da altın çağına (klasik dönem, M.S. 250-900) adım atmış, kent-devletlerinin siyasi kargaşalar sonucunda çöktüğü M.S. 900'e dek, geniş bir alanda varlığını sürdürmüş ve İspanyol işgaliyle de sona erme sürecine girmiştir. [4] Maya uygarlığı birçok bakımdan sona ermişse de, yaygın inanışın aksine Mayalar yok olmamışlardır, hâlen bu ülkelerde yaşamakta ve Maya dillerinden bazılarını konuşmaktadırlar. [5]
“Eski Mayalar”ın (Mayalar'ın bugünkü torunlarına kıyasla kullanılan deyim) astronomi, matematik, mimari ve sanat gibi birçok alanda ileri bir uygarlık düzeyinde oldukları görülmektedir. Rabinal Achí, [6] Popol-Vuh, Chilam Balam gibi eserlerin bulunduğu Maya edebiyatı bu kültürün yaşamını betimlemektedir. İspanyol işgali 1697’de Itzá Mayaları’nın başkenti Tayasal’ın[7]ve Guatemala’daki Ko'woj Mayaları'nın başkenti Zacpetén’in [8]alınmasıyla tamamlanmış, son Maya devleti ise 1901’de başkentinin (Chan Santa Cruz) [9]Meksika tarafından işgaliyle ortadan kalkmıştır.
Mayaların yurdu üç bölgeye ayrılır: Güneyin “Yukarı Topraklar”ı, güneyin (ya da ortanın) “Aşağı Topraklar”ı ve kuzeyin “Aşağı Topraklar”ı. ”Yukarı Topraklar” Guatemala ve Chiapas’ın irtifa seviyesi yüksek topraklarını kapsar. Güneyin aşağı toprakları “Yukarı Topraklar”ın hemen kuzeyinde yer alır ve Meksika’daki Petén’i (Campeche), Quintana Roo’yu, kuzey Guatemala’yı, Belize’yi ve El Salvador’u kapsar. Kuzeyin “Aşağı Topraklar”ı ise Yucatan[10]Yarımadası’nın kalan kısmını ve Puuc Tepeleri’ni kapsar. [11]
Klasik-öncesi dönemden itibaren olağanüstü yapılar inşa eden ve Nakbé, Mirador, San Bartolo, Cival gibi büyük kentler kurmuş olan Mayaların klasik dönemde kurdukları ünlü kentlerden bazıları Tikal, Quiriguá (her ikisi de Dünya Miras Listesi’ne alınmıştır)[12], Palenque, Copán, Río Azul, Calakmul, Ceibal, Cancuén, Machaquilá, Dos Pilas, Uaxactún, Altún Ha, Piedras Negras’tır. Maya uygarlığının en ilgi çekici anıtları dinsel merkezlerdeki piramitlerdir. Ayrıca yöneticilerin sarayları ve duvar resimleri ve sıvayla süslü soylu kişilerin konutları da ilgi çekici anıtlar arasında yer alırlar. İlgi çekici Maya eserlerinden biri de, usta taş yontuculuklarıyla işledikleri, yöneticilerin şecerelerinin ve askerî zaferlerin betimlendiği, Mayalarca tetun (“ağaç-taş”) adı verilen anıtsal dikilitaşlardır. Mayaların ticari malları arasında yeşim taşı, kakao, mısır, tuz ve obsidyen taşı sayılabilir. Ön-Türkler gibi Mayalar da yeşim taşına özel bir önem vermişlerdir.[13]
[değiştir] Ön-Mayalar ve tarih
[değiştir] Klasik-öncesi döneminin öncesi
Buluntular Maya bölgesinin M.Ö. 10.000-11.000 yıllarında meskûn olduğunu göstermektedir. [14]Klasik-öncesi döneminin öncesi hakkında büyük bir tartışma hâlen sürmektedir; bu konuda pek fazla keşif ve buluntu olduğu söylenemez.
Arkeologlar tarafından pek rağbet görmeyen bir görüş de James Churchward tarafından ortaya atılmıştır. Churchward’a göre Mayalar yaklaşık 12.000 yıl önce (M.Ö. 10.000) Büyük Okyanus’un sularına gömülmüş efsanevi Mu kıtasından bu kıtaya göç etmiş bir halkın torunlarıdır. Tezini kısmen, mineralog ve arkeolog olan Dr. William Niven’in 1921’de Mexico City yakınlarındaki Santiago Ahuizoctla kazılarında bulduğu 2600 tablete, kısmen Troano, Dresden gibi Maya el yazmalarına, kısmen de Uxmal tapınağı ve Xochicalo Piramiti yazıtlarına dayandıran Churchward, Asya ve Amerika halkları arasındaki benzerlikleri her iki kıtaya da Mu kıtasından göç edildiğini ileri sürerek açıklamaya çalışır. (Churchward’a göre, Mu’nun batışından itibaren dünya uygarlıklarında bir ilerleme değil, bir çöküş, yani yüksek bir uygarlık düzeyinden gerileme yaşanmıştır.[15]) Sözkonusu benzerlikleri açıklamak üzere ortaya atılmış bir başka görüş ise göçün Asya’dan Amerika’ya Bering Boğazı yoluyla yapılmış olabileceğini varsayar.[16](Konuya ilişkin son bilimsel araştırmalar, tümüyle kanıtlanmış bir kuramı henüz ortaya koymamakla birlikte, Maya dilinin de dahil olduğu Amerindiyen dil ailesinin[17]yaklaşık 16.000 yıl önce Sibirya kaynaklı bir göç dalgasıyla oluştuğu, yani Amerindiyen dil ailesindekilerle Sibirya’da yaşayanların o zamana dek aynı dili konuştuğu sonucuna varmıştır.[18]) Bu benzerlikler üzerinde çalışan isimlerden biri de Doç. Dr. Haluk Berkmen’dir.[19]
Maya bölgesinde klasik-öncesi döneminin öncesinde emin olabileceğimiz bir şey, iklim koşullarının çeşitli hayvan türlerinin ortadan kalkmasına yol açmış büyük değişimlere uğramış olmasıdır. Bu değişiklikler muhtemelen, temel etkinlik olan avlanma konusunda yer değişimine ve yabani meyve, tohum ve köklerin yenilmesine neden olmuştu. Tüm Yucatan Yarımadası’nda soyu tükenmiş hayvan türlerine ve bu döneme ait insan etkinliklerinin izlerine rastlanmıştır; Campeche’deki Industria de la Concepción aletleri ve Loltún’daki mağaralarda bulunan duvar resimleri[20]bu döneme ait insan etkinliklerini gösteren buluntulara örnek olarak gösterilebilir.
[değiştir] Klasik-öncesi dönemi
“Tarım dönemi” adı da verilen bu dönemin başlangıç ve bitiş tarihleri konusundaki tartışma halen sürmektedir. Çünkü bu dönem iyi bilinmemektedir. Klasik-öncesi dönem de kendi içinde üç ana döneme ayrılır: Erken Dönemler (M.Ö. 2.500-1.000), Orta Dönemler (M.Ö. 1.000-400) ve Geç Dönemler (M.Ö. 400-M.S. 250)[21] Bilinen anlamdaki ilk iskan (kent benzeri yerleşim birimi) kalıntılarına Pasifik Okyanusu kıyılarındaki Soconusco bölgesinde rastlanmış olup, kalıntılar M.Ö.1800 yıllarına tarihlenmektedir.[22] Bu iskan kalıntılarıyla başlayan döneme “erken klasik öncesi dönem” (klasik öncesi erken dönemler) denmektedir. [23]. Bu dönem, yerleşik toplum düzenine geçişle, çömlekçiliğin başlamasıyla ve pişmiş kilden heykelciklerin yapımıyla nitelenir. [24] Maya uygarlığının başlangıcının M.Ö. 2.600 yıllarına dayanmakla birlikte sistemli yerleşim birimleri M.Ö. 1.800'lerde başladığı sanılmaktadır.[25]Klasik-öncesi dönem genel kabule göre M.S. 250 yılında biter ve bu tarihte klasik dönem başlar; Maya tarihini “Maya-öncesi çağı”, “eski imparatorluk” ve “yeni imparatorluk” biçiminde bölümleyen tarihçilere göreyse, eski imparatorluk M.S. 320 yılında başlamıştır.[26] Fakat, diğer Orta-Amerika uygarlıkları gözönüne alındığında, bu dönemdeki Maya uygarlığının fiziksel ve kültürel genişliği konusunda da tartışma bitmiş değildir.[27]
Klasik-öncesi dönemde Maya dili gelişmiş, Maya halkı deneyim kazanmış ve birkaç büyük kent kurmuştur. Seramik incelemelerinden yola çıkan bir varsayıma göre, bu dönemde bölgenin Pasifik kıyısı (Oaxaca’dan El Salvador’a dek) [28]şimdiki Mixe[29],Zoque[30] ve Popoluca halklarının atalarınca iskan edilmişti. Bunlar M.Ö. 1200 yıllarına doğru Meksika Körfezi'ne göç etmişler ve Olmek uygarlığını yaratmışlardır. Bu görüşte olanlar, Meksika Körfezi bölgesindeki en eski seramiğin Ocós adı verilen özel stille yapılmış olup, Guatemala’nın Pasifik kıyısı kökenli olduğunu ve en eski Olmek eserinden yaklaşık 600 yıl daha eski olduğunu bildirmektedir.[31] Bir başka varsayıma göre de, Olmeklerin torunları Guatemala’nın günümüzde Petén vilayetinin[32]bulunduğu bölgeye göç etmişler, sonradan oradaki yerli halklarla karışarak Ön-Mayalar’ın kökenini oluşturmuşlardır.
Chilam Balam'ın Chumayel metinleri anavatanın neresi olduğunu açıkça belirtmiyorsa da, Mayalar’ın bulundukları topraklara anavatandan yapılan bir göçle geldiklerini doğrulamaktadır. [33]Klasik-öncesi dönem başladıktan sonra, özellikle bu dönemin ortalarına doğru, Mayalar Guatemala’nın Maya bölgesinde, Nakbé (M.Ö.1000),[34]El Mirador (M.Ö.600),[35] Cival (M.Ö.450) ve San Bartolo (M.Ö.400) [36]kentleri gibi anıtsal kentler inşa etmeye başladılar. Bunlardan San Bartolo kentinde Maya bölgesinin en zarif ve en eski freskleri bulunmaktadır. Olmekler’in ve Mayalar’ın uygarlıklarını birbirlerinden bağımsız olarak geliştirmiş olmaları konusunda halen kuşkular varsa da, bu büyük kentler klasik dönemde Mayaları ünlü kılacak özellikleri daha o zamandan içermekteydiler ve bu husus, Mayalar’ın uygarlıklarını Olmekler’den bağımsız olarak geliştirmiş olmaları tezini güçlendirmektedir.
Sonraları, klasik-sonrası döneminde bazı gruplar Guatemala’nın bu kentlerin bulunduğu Petén bölgesinden kuzeye (Yucatan’a doğru) göç etmişler, bazı gruplar ise yerlerini terketmemişlerdi; bazı Maya kabilelerinin (İtza, Xiú, Tu, Tzotzil, Tzeltal, Lacandon) farklı olması da bu göçle açıklanır. Bu kabilelerden her biri, ortak özellikleri korumuşsa da, farklı bir lehçe geliştirmiştir.İspanyol işgali sırasında bu gruplardan her biri kültürel olarak melezleşirken gelenekleri bakımından kendine özgü bir yapı kazanmıştır.
Yakın zaman önce Peten bölgesindeki Mirador, Cival vs. gibi kentlerde yapılan keşiflere rağmen, kimileri halen Maya halkının pek çok öğeyi Olmek kültürünün yaşam tarzından örnek aldığını ileri sürmektedir. Bu keşiflerin gösterdiği gibi Mayalar daha o dönemde şehirciliği, devlet örgütlenmesini ve doğayla uyumlu bir biçimde yaşamasını biliyorlardı. Pasión ırmağı kıyılarındaki ve Cuenca del Mirador’daki M.Ö.2750 yılına tarihlenen mısır polenleri örnekleri ilk tarımcıların bölgeye bu tarihte geldiklerini ortaya koymaktadır.[37]
Bölgeye gelen bu tarımcılar gerek Altos’ta yaşayanlarla gerek Guatemala’nın Pasifik kıyısındaki Abaj Takalik (M.Ö.1000), Kaminaljuyú[38](M.Ö.800) ve El Salvador (M.Ö.900) gibi şehirlerde yaşayanlarla gerekse Meksika Körfezi kıyılarında yaşayanlarla ilişkiler kurmaya başladılar. Böylece, M.Ö. 1000 yılına doğru, gitgide artan nüfus, bölgenin orta kısmının tamamına da yayılma gösterdi ve buna paralel olarak bazı gelişmeler yaşandı. Bu gelişmeler arasında, bölgenin tamamında şehirciliğin gelişmesi, ileri tarım sistemlerinin kullanılmaya başlanması, artan nüfusu denetleyebilen bir tür siyasi örgütlenmenin oluşması sayılabilir. Bu “öncü” siyasi örgütlenmede soyluların ve din adamlarının otoriter konumda oldukları bir hiyerarşi sözkonusuydu. Mesleki iş bölümü de ortaya çıkmıştı: Tarımcılık, avcılık, balıkçılık, meyvecilik, çömlekçilik, taşçılık (taş sanayii), tekstilcilik ve din adamlığı. Toprağın işlenmesinde mısır, fasulye, kakao ve balkabağı ekimine öncelik verilmişti; avcılık, balıkçılık ve meyvecilik ikinci planda tutulan, tamamlayıcı etkinlikler konumundaydı. “Klasik-öncesi” dediğimiz dönem bu yüzden “tarım dönemi” olarak da adlandırılır. Bu dönemde öte-alem yaşamını kabul eden, ölüler kültünü içeren bir din görülmektedir.[39]
Arkeolojik bulgular Mayalar’ın yaklaşık 3.000 yıl önce törensel yapılar inşa ettiklerini göstermektedir. Maya uygarlığının, komşusu denilebilecek, klasik-öncesi dönemde yeşermiş bir başka Orta Amerika uygarlığı olan Olmek uygarlığına kıyasla sınırları ve farkları konusunda tartışma sürmektedir. Eski Mayalar ile Olmekler, Olmekler'in varlığı süresince birbirlerinden etkilenmişlerdir.
En eski anıtların tümülüs tarzı yığma mezarlar olduğu, daha sonra ilksel (öncü) piramitlerin inşa edildikleri sanılmaktadır. Olmek uygarlığının Maya uygarlığı üzerindeki etkisinin klasik-öncesi dönem boyunca giderek azaldığı ve M.Ö.3.yy.’da bu etkinin tümüyle ortadan kaybolduğu görülmektedir. Bununla birlikte Orta Amerika’nın pek çok halkının onların temel özelliklerini alıp kendi kültürlerine katmış oldukları söylenebilir (ölüler kültü, mimari, anıtsal heykeltıraşlık, ateş ve su ilahları kültü vs.)
Klasik-öncesi dönem kendi içinde, erken klasik-öncesi, orta klasik-öncesi ve geç klasik-öncesi olarak üç ara döneme ayrılır. Geç klasik-öncesi dönemde tüm Orta Amerika’da kaynağı Olmek mirasına dayanan dinsel kültür geleneklerinin türediği görülür. Mayalar’ın Olmekler’den almış oldukları başlıca sistemler yazı, sayı sistemi ve “Uzun Hesap” (Cuenta Larga) [40]denilen takvim sistemidir.
Geç klasik-öncesi dönemde kurulan kentler arasında, Santa Marta (Chiapas); Olmek etkisindeki Chiapa de Corzo, Tonalá, Padre Piedra, Izapa; Edzná, Xicalango, Tixchel, Santa Rosa Xtampak (Campeche); Yaxuná, Acanceh, Dzibilchaltún (Cibilçaltun okunur, Yucatán); El Trapiche, Casa Blanca, Laguna Cuzcachapa, Las Victorias, Bolinas (Chalchuapa); Guatemala’nın güneyindeki Kaminaljuyú sayılabilir. [41]Bu sonuncu kentin sakinleri M.S.400 yıllarında Meksika’nın orta kısmından, güçlü Teotihuacan kentinden gelen savaşcı bir kavimce istila edilene dek, Orta Amerika’nın diğer güçleriyle birlikte bölgenin ticari ilişkilerini denetimlerinde bulundurmuşlardır. Teotihuacan’ın askeri ve kültürel etkisi o zamandan beri tüm Maya kültüründe hissedilmiştir.
[değiştir] Klasik dönem
Bu dönem M.S. 250 ile M.S. 900 yılları arasında yer alır; Maya tarihini “Maya-öncesi çağı”, “eski imparatorluk” ve “yeni imparatorluk” biçiminde bölümleyen tarihçilere göreyse, "eski imparatorluk" M.S. 320 yılında başlamış, M.S. 987 yılında sona ermiştir.[42]Bu dönem inşaatte, şehircilikte, anıtsal yazıtların kaydedilmesinde ve birçok alanda Maya uygarlığının dorukta bulunduğu ve zihinsel ve sanatsal alanda büyük bir gelişimin yaşandığı dönemdir.[43]. Bu dönemde Avrupa’da ve dünyanın diğer yerlerindeki toplumlara kıyasla birçok bakımdan ileri bir düzeyde idiler. Bu döneme teokratik dönem de denir. Dönemin bu adı almasının nedeni siyasi gücün dinsel grupların elinde bulunmuş olması, tüm ekonomik, kültürel ve sosyal yaşamın dini eksen alarak gelişmiş olmasıdır. Din adamı grupları, klasik dönemin Maya devletlerinin yönetimi üzerinde, yani yöneticileri üzerinde daima önemli bir nüfuz gücüne sahip olmuşlardır. Ayrıca bir de soylu sınıfı bulunmakla birlikte, gücü ellerinde tutan muharip sınıftı (komutanlar). Din adamları yönetim üzerinde etkili olmakla birlikte, asla yönetici olmamışlardır; Mayalar’ın yöneticilerinin din adamları olduğu imajı kentlerin birbirleriyle sürekli savaş halinde olduğunun anlaşılmasıyla yıkılmıştır. Bu dönemde temel ekonomik etkinlik tarım olduğundan sözkonusu sosyal sınıflaşmada tarımcılar sınıfı da yerlerini almışlardır. Bu dönemde deniz ticaretinin de gelişmiş olduğu sanılmaktadır. Bulgular, Mayalar’ın Orta-Amerika’lı olmayan halklarla da ticaret yapabilmiş olduklarını göstermektedir; örneğin Chichen Itza’da Panama altını bulunmuştur. [44]Bu döneme ait arkeolojik sit alanları içinde en tanınanları şunlardır: Tikal, Uaxactún, Piedras Negras[45],Cancuén, Caracol, Yaxhá, Naranjo, Xultún, Río Azul, Naachtún, Dos Pilas, Machaquilá, Aguateca, Palenque, Yaxchilán (okunuşuyla Yasçilan)[46], Kankí, Bonampak, Quiriguá , Tulum, Edzná, Oxquintok, Ceibal, Xamantún, Copán (okunuşuyla Kopan), San Andrés, Yaaxcanah, Cobá, El Cedral, Ichpaatún, Kantunilkín, Kuc (Chancah), Kucican, Tazumal, Las Moras, Mario Ancona, Muyil, Oxlakmul, Oxtancah, Oxhindzonot, Pasión de Cristo, Río Indio, San Antonio III, Nohkuo Punta Pájaros, San Manuel, San Miguel, Punta Molas, Tamalcab, Templo de las Higueras, Tupack, Xlahpak, Tzibanché ve Kohunlich.[47]
Petén bölgesinin bu dönemde etkinliği artmış iki önemli merkezi Uaxactún ve Tikal’dir. Bunlardan Tikal’in (Guatemala) 25 km. kuzeyinde yer alan Uaxactún (M.Ö.600 –M.S. 889) bölgedeki en eski Maya tapınağının bulunduğu ve “sahte kubbeli tavan”ın varlığının ilk gözlemlendiği sit alanıdır. Günümüzde bir orman içinde kalan Tikal (M.Ö.800 –M.S.869) ise Teotihuacan etkisi göstermekte olup, en parlak zamanında 100.000’e varan nüfusuyla “geç klasik dönem” Amerika’sının en büyük kenti olmuştur. (Maya kentlerinin nüfuslarının genellikle 5.000 ile 50.000 arasında olduğu sanılmaktadır.[48])Meksika Körfezi’ne ve Karayip Denizi’ne dökülen ırmak sistemlerinin ortasında bulunan bu merkez, karmaşık bir ticari ağa bağlı olup, stratejik bir öneme sahip olmuştur.
Honduras’taki, M.S.736’ya doğru en parlak devrini yaşayan Copán kenti ise Maya dünyasının bilimsel merkezi olmuştur. Astronominin son derece ileri olduğu bu merkezde "tropikal yıl"ın süresi saptanabiliyordu, takvim konusunda günümüzde kullanılanlar kadar kesin sonuçlar verecek sistemlere ve tutulma tablolarına sahip bulunuyorlardı. Eric Wolf, “Orta Amerika halkları ve kültürleri” eserinde Copán’da Mayalar’a özgü olmayan ilah Tláloc tasvirlerine rastlandığını belirterek, Copán kenti gibi diğer Maya kentlerine de bu dönemde Maya’lara özgü olmayan yabancı öğelerin girmiş olduğuna dikkat çeker. [49]
Campeche’deki (Meksika) Calakmul ve Quintana Roo’daki (Meksika) Cobá kentleri de bu döneme aittir. Calakmul’da 100’den fazla stel (dikilitaş) keşfedilmiştir ve M.S. 623’te parlayan Cobá ise Yukatan Yarımadası’nın kuzeydoğusundaki teokratik merkezden daha eski olan bir teokratik merkezi oluşturmuştur.
Beş gölün kıyılarında yer alan Cobá milattan sonraki ilk yüzyıllarda, temel etkinliği tarıma dayalı, küçük bir yerleşim birimi olup, kırsal kesime özgü bir sosyal yapılaşmaya sahipti. M.S.400 ile M.S.1000 yılları arasında nüfusunun artmasına paralel olarak ekonomik ve siyasi gücünü arttırdı ve önemli bir törensel merkez haline dönüştü.Meksikalı arkeolog Antonio Benavides makalelerinde Cobá’daki yaşamı ayrıntılı olarak betimlemektedir. [50]100 km.²’ye yayılmış bu yerleşim biriminin merkezi yaklaşık 2km.² kadar bir alanı kapsıyordu. Gelişmiş bildirişim yöntemleri olmakla birlikte, ekonomik ve siyasi denetimin sağlanması için bölge gelişmiş bir yol ağıyla irtibatlandırılmıştı. Bu bölgedeki yolların yapımına M.S. 600 ve 800 yıllarında başlanmış olmalıdır. Bu yüzyıllar aynı zamanda, Cobá’da çeşitli dikilitaşların dikildiği ve şehirciliğin inşaat alanında gelişmeler yaşadığı yüzyıllardır. Üç törensel bina grubu yine bu dönemde yapılmıştır: Nohoch Mul, Chumuc Mul ve Macanxoc. Nüfusu o zamanlar 70.000’e ulaşan Cobá, 1000 yılına doğru Yucatan Yarımadası’nın orta kısmının, doğu kıyısının ve kuzeyinin ticaret yollarını kontrolünde bulunduruyordu. Bir kıyı kenti olmayan ve Tulum kentinin 50 km.kuzeyinde bulunan Cobá, ayrıca, Fernando Robles’in belirttiği gibi, Honduras’la olan ticaret yolu üzerinde Xel-Há limanını denetiminde bulunduruyordu. [51]
Bu dönemde Yaxchilán, Bonampak, Piedras Negras ve Chiapas ormanındaki Palenque gibi merkezleri olan Maya uygarlığının en parlak dönemi M.S. 695 ile M.S.799 yılları arasındaki dönemdir. Üstteki ilk üç kentin bulunduğu bölgede Mayalar’ın birbirleriyle de savaştıklarını gösteren ilk izler bulunmuştur. Bu bölgedeki kentlerde savaçılardan, savaşlardan, tutsak alabilmek üzere düzenlenen akınlardan söz eden betimlemeler bulunmaktadır. Campeche’deki Becán tahkim edilmiş Maya kentlerine örnek olup, kuru bir hendekle çevrili bulunmaktadır.
Teokratik döneme ilişkin bir başka konu da Maya dini ile Orta Meksika, özellikle Teotihuacan arasında M.S.5.-7. yy.’da yaşanan sıkı ilişkidir. Teotihuacan bu dönemdeki Maya merkezlerini savaş, siyasi otorite ve bilhassa kültürel etkiler ve doğal kaynaklar (temel ticari mal olan kakao) yoluyla denetiminde bulundurmuştur. Durum kısaca, “Maya kültürü Teotihuacan etkisini içine aldıktan sonra kendi gelişimine devam etmiştir” biçiminde de özetlenebilir. Tikal’de ve Kaminaljuyú’daki bina ve dikilitaşlarda bulunan bazı buluntu ve metinlerin yakın zaman önce yapılan incelemeleri, Teotihuacan’da yaşayanlar ile Mayalar arasında savaş yapıldığını ortaya koymuştur ki, bu da o dönemde gücün muharip sınıfın elinde olduğunu ortaya koymaktadır.
9. ve 10. yüzyıllar arasında uzmanların henüz inandırıcı bir şekilde açıklayamadıkları gizemli olaylar olmuştur. Mayalar, bir tür imparatorluk kurdukları bölgenin merkez kısmındaki, Teotihuacan gibi dinsel ve törensel bakımdan da merkezî olan kentleri bilinmeyen bir nedenle terk etmişlerdir. Kimi kentlerde bu ayrılış o kadar ani olmuştur ki, inşa halindeki yapılar yarım kalmıştır. Teotihuacan’ın, sakinlerince aniden terk edilerek önemini yitirmesinin kuşkusuz bu kente sıkı biçimde bağlı bulunan merkezlerin üzerinde etkileri olmuştur. Dolayısıyla, klasik dönemin ardından, özellikle 925 ile 975 yılları arasında bir duraklama dönemi görülür. [52]
Maya teokratik merkezlerinin çöküşü ve ortadan kayboluşu hakkında pek çok varsayım ortaya atılmıştır ki, bunlar çöküş ve kayboluş tarihlerine ilişkin olarak genellikle 750 ile 900 yılları arasını işaret ederler. Bu çöküşü açıklamak üzere ekolojiyle ve iklim değişiklikleriyle ilgili çeşitli varsayımlar ortaya atılmıştır. Bir varsayım, Mayalar’ın kullandığı tarım ürünleriyle ormanı tahrip etmelerinin ardından yaşanan ekolojik çöküşün dine veya dinsel merkeze etkilerde bulunmuş olabileceğini varsayarken, bir başka varsayım nüfusun aşırı artmasının toprak ve besin üretimi üzerinde aşırı baskı yaratmış olabileceğini varsayar. [53] Mayalar’ın 200 yıl süren bir kuraklık geçirmiş olması da varsayımlar arasında bulunur.[54]Bu varsayımlar muhtemelen doğru olsalar da, teokratik merkezlerin yok oluşunu açıklamaya yeterli görünmemektedirler. Teotihuacan’ın ve ona bağlı törensel merkezlerin boşaltılmasının ardından yaklaşık yüz yıl boyunca Maya merkezleri çeşitli krizlere düşmüşler, boşalmışlar ve orman tarafından istila edilmişlerdir. Geç klasik dönemin sonunda yaşanılan bu çöküşte, özellikle M.S. 751 ile 790 arasında varolan ittifaklar bozulmaya başlamış, komşu kent devletleri arasında ticaret azalmış ve ihtilaflar artmıştır. [55]Klasik dönemin sonlarına doğru Meksika unsurlarının bölgeye sızmasının arttığı görülür. Kimi araştırmacılar bu unsurların bölgeye Nahuatl dilini konuşan Toltekler’le taşınmış olabileceğini düşünmektedirler. Orta Meksika’da eski uygarlıkların çöküşüyle yaratılan boşluğu Toltekler doldurmuştur. Chichimec'lerle (Çiçimek okunur) akraba oldukları söylenen Toltekler, önce Tula (Nahuatl dilinde Tollan) adı verilen kente yerleştiler. Liderleri Quetzalcoatl ünvanını taşıyan Topiltzin’di.[56]
[değiştir] Klasik-sonrası dönem
Klasik dönemin Maya törensel merkezlerinin terk edilmesinin ardından 1000 ile 1687 yılları arasındaki dönemde sahneye göç eden bir halk çıkar; bu halk etnik bakımdan bölgede yerleşik Mayalar olmakla birlikte, kültür bakımından, Nahuatl içeriği baskın, melez bir halktır. Putún ya da Maya-chontal denilen bu halk Tabasco’nun güneyinde yapılanır ve gerek Orta Meksika halklarıyla gerekse Maya bölgesinin sınırlarında (örneğin Xicalango’da) yerleşik Nahua gruplarıyla yakın ticari ilişkiler kurarlar. Putunlar, çöküşün yaşanmış olduğu bölgenin istikrarsız durumundan yararlanarak, bölgede hakimiyetlerini kurar ve yeni bir yaşam tarzı başlatırlar.
Putunlar’ın geldikler yer ırmakların, derelerin, lagünlerin (deniz kulağı) ve turba bataklıklarının bulunduğu, dolayısıyla su taşımacılığının ön planda olduğu, Usumacinta ve Grijalva ırmaklarının oluşturduğu deltaydı. Bu özellik, Putunlar’ın mükemmel denizci ve dolayısıyla tüccar olmalarını sağlamıştı. Böylece Putunlar Campeche’deki Laguna de Términos‘tan Honduras’taki Sula’ya kadar, Yucatan Yarımadası’nın çevresindeki deniz ticareti yollarını denetim altına aldılar. Pasión ırmağının güneyinde yerleşen Putunlar, topraklarına “kanoların yeri” anlamında Acalán (Akalan okunur) adını vermişlerdi. Putunlar'ın iki merkezleri vardı: Biri Champotón ırmağının döküldüğü yerde bulunan Potonchan ya da Putunchan (Putun-çan okunur) diğeri Términos lagününe dökülen şimdiki Candelaria ırmağı yakınındaki Itzamkanac. Fakat ilk merkez Potonchan olmakla birlikte, Acalán’ın başkenti Itzamkanac idi. Zoque halkıyla ve Chiapas’ın “Yukarı Topraklar”ında [57]yaşayanlarla ilişki kurarak ticareti elinde tutan Potonchan’dı. Buna karşılık ırmağın yukarı kesiminde bulunan Itzamkanac önemli bir takas limanı olmuş ve Términos lagünündeki büyük ticari merkez Xicalango’yı denetimine almıştı. Bu ticari yollar üzerinde Cozumel, Xel-Há, Bahía de la Ascención ve Polé (Quintana Roo) gibi birçok liman kurdular. Putunlar’ın bu limanlara hakim olan koluna Itza (İtsa okunur, “fasılalarla ses çıkararak konuşanlar” anlamına gelir) adı verilir.
Polé’den hareketle Itzalar 918’de Chichén’i fethettiler ve o zamandan itibaren bu kent Chichen Itza (okunuşuyla Çiçen İtsa) [58]adını aldı. 950’ye doğru Bakhalal (Bakalar) ve Chactemal’a (Chetumal) kadar tüm doğu bölgesine hakim oldular. Putunlar’ın bölgeyi denetimleri altına alan Itza kolu ardından, Campeche’deki Meksikalı komşularıyla iletişim kurdular. Bir rivayete göre, Itzalar’ın Chantal (Çantal okunur) dilini konuştukları kadar Nahuatl dilini de konuştukları, “Meksikanın merkezi”nin derin etkilerini bünyelerine almış oldukları ve Mayalar’da Kukulkan adıyla bilinen Quetzalcoatl’ı karşıladıkları söylenir. Geleneksel Quetzalcóatl (Ketsaal koatl okunur, Nahuatl dilinde “ketsal-koatl” okunur) efsanesinin düzmece bir versiyonu olabilecek bu rivayete göre, Quetzalcóatl Tula’dan kaçmıştı ve Chantal dilini konuşanlarla ittifak kurararak onların 987’de Chichén Itzá’yı fethetmelerini sağladı. (Quetzalcóatl ya da Kukulkan, çeşitli Toltek, Aztek, Maya ve İnka metinlerine göre, bir ilah olmasının yanısıra, insanlarla bir süre yaşamış, onlara doğru yolu gösterdikten ve uygarlığı öğrettikten sonra göklere geri dönmüştür.) [59]
Tarihsel Quetzalcóatl’ın Tula'dan kaçıp Yucatan’a gelişine Enrique Florescano, Leonardo López Brillent ve Alfredo López Austin gibi yazarlar kuşkuyla bakmaktadır. [60]Her şeyden önce, tarihlerde uyuşmazlık bulunmaktadır. İkinci olarak, benzer kanıtlar Mixteco (Misteko okunur) ve Tarasco soylularının ve daha sonra Meksikalılar'ın sosyal yapıda kendi konumlarını korumak (statükoculuk) amacıyla bu rivayeti uydurmuş olabileceklerini göstermektedir. “Erken klasik-sonrası dönem”in Orta Amerika toplumlarının içinde bulundukları durum gözönüne alındığında, sanatsal öğelerle süslü bu kaçış rivayeti, savaş için kullanılabilecek bir motivasyon hikayesi olarak yorumlanabilir. Bu dönemdeki Maya sanat ve mimarisinde Toltek etkileri görülür.
1000 yılına doğru Chichén Itzá kenti Mayapán’da yaşayan Cocom’larla ve Uxmal’da yaşayan Xiu’larla ittifak yaptı. “Mayapan Konfederasyonu” adıyla bilinen bu ittifak 1194’de Cocom’ların lideri Hunacc Ceel tarafından bozuldu. Savaşlarda kaybeden taraf Itza’lar ve Xiu’lardı. Böylece Maya-Toltek kökenli liderlerin önderliğinde ilerleyen Itza’larda yükseliş durdu ve karışıklıklar baş gösterdi. Itzalar kentlerini terk edip Petén bölgesinin ormanlarına yöneldiler ve Petén-Itzá Gölü’ndeki Tayasal Adası'nda yeni bir kent kurdular.[61]
Mayapán’ın üstünlüğü 1441’e kadar sürdü. Bu tarihte Uxmal Xiu’larının lideri Ah Xupan Xiu, Mayapán kentini alarak Cocom’lara son verdi. Mayapán’ın nüfusu en parlak döneminde 12.000’i bulmuştu. Mayapán taş duvarlarla tahkim edilmiş bir kentti.[62] Mimarisinde Toltek etkileri açıkça görülmektedir. Eric J. Thompson “Yukatan Yarımadası’nın Doğu Kıyısı Sakinleri” adlı eserinde bu dönemi ayrıntılı olarak işlemektedir.Mayalar’a ait tarihsel kayıtlar bölgede Mayapán egemenliğinin olduğu dönemde (1200-1480) Putun’ların Bakhalal ve Chactemal bölgelerinde nüfuzlarını koruyabildiklerini bildirmektedir. Bu durumda Tabasco’nun güneyindeki kentlerini terk edip Potonchán’a dönüşlerinin nedeni henüz açıklığa kavuşmamış görünmektedir.
Mayapán'ın çöküşünün ardından Yucatan Yarımadası rekabet halindeki 16 beyliğe bölünmüştür. Xiu’lar ile Cocom’ların asla ateşkes yapmadan sürekli savaşmalarının bir mirası olarak, onlar da, aralarında sürekli savaşıp durmuşlardır. İşte ilk İspanyollar geldiğinde bölgenin durumu bundan ibaretti. Hernán Cortés’in[63] 1542’de bölgeye ayak basmasından itibaren birçok başarısız girişimden sonra, nihayet 1697'de son Maya ve Orta Amerika kentleri de istila edildi.[64] Bu son kentler Itza’ların Tayasal kenti, Ko'woj’ların Zacpetén kenti ve Yalnain’lerin Queixil kenti idi.
[değiştir] Toplum
[değiştir] Beslenme
Mayalar’da temel besin maddesi mısırdı (Maya dilinde ixim). Mısır’dan çeşitli içecekler (örneğin atole) elde ediyor ve hamurundan (Aztek dilinde nixtamal) tamal denilen börekler ve gözlemeye benzeyen etli küçük börekler yapıyorlardı. Bu böreklerin içine et, sebze ya da her ikisi birlikte konurdu. Diğer önemli besin maddelerinin kaynağı kakao idi; tohumundan sağlanan hamur, maddi durumu süt alabilmeye müsait olmayanlarca suyla karıştırılarak bir içecek (çikolata, Nahuatl dilinde xocolatl) elde edilirdi.
Suyu saf haliyle içmeye alışkın değillerdi, suyu genellikle mısırdan, meyvelerden ve diğer hammaddelerden elde edilenlerle karıştırarak içerlerdi. Törenlerde kullanılan balché (mayalanmaya tabi tutulmuş alkollü içecek) adlı içkiyi balché ağacının (Lonchocarpus violaceus) kabuğu ile su ve balın karışımından elde ederlerdi. Yine törenlerde kullanılan sakab adlı içkiyi ise mısır ve baldan elde ederlerdi. Tanınmış Maya yemeklerinden pozole, atole ve pinole içeriğinde yine çeşitli şekillerde mısırdan elde edilmiş içecekler bulunmaktadır. [65]Bütün bu içecekler fincanlara konurdu ve içi boşaltılmış kabaklarda (Maya dilinde chú) taşınırdı.
Çok tüketilen diğer ürünler arasında ısırgan (vitamin bakımından çok zengindir), sakız (Manilkara zapota ağacından elde edilirdi), tuz, fasulye, Capsicum chinense biberi ve hem çiçeklerinden, hem tohumlarından ve hem de meyvesinden yararlanılan helvacı kabağı (Cucurbita maxima) sayılabilir.
Mayalar’ın tanıdığı, Maya bölgesinin faunasında hayvanlar arasında, kızıl geyik, pekari, armadillo, denizineği, tavşan, "çıplak Meksika köpeği" (Xoloitzcuintl)[66],tapir, bayağı yaban domuzu, maymun, sülüngiller, güvercingiller, hindi (kuş), iguana, balık, istiridye, ve diğer kuş ve memeliler sayılabilir. Bu hayvanların bazılarından besin maddesi olarak yararlanıyorlar, bazılarını da ayinlerde kurban ediyorlardı.
[değiştir] Konut ve konaklama
Mayalar'ın evlerde yaşama düzeninde alışılmış tek aileli evlerin (tek ailenin bireylerine mahsus ev) yanı sıra “çok aileli ev”ler (aralarında kan bağı olan, sosyal konumları önemli kişilerin bir arada yaşadıkları ev) de görülür. Tek aileli evlerin örneklerine Tulum arkeolojik sit alanında, çok aileli evlerin örneklerine de Kohunlich’de rastlanır.
Evlerde inşa maddesi olarak tahta, taş ve bir tür harç kullanılmaktaydı. Konutlar esas olarak üç kısımdan oluşurdu; yatak odası, mutfak ve ambar. Bunlara kimi zaman çalışma odası (atölye) ve banyo eşlik ederdi. Bu yapılaşmanın tipik örneklerine Joya de Cerén’de rastlanır. Somyalar duvarlara tutturulurdu, şilteler pamukla doldurulurdu. (Hamak, Haiti Karayiplileri’nin icadı olup, bölgeye İspanyollar’la gelmiştir.) Bazen de "yer yatakları" üzerinde uyurlardı. Bu tür odalarda havalandırma ve aydınlık pek olmazdı, çünkü pencere bulunmazdı. Odalar genellikle uyumak ve eşya veya malları saklamak üzere kullanılırdı. Evler genellikle, meyve ağaçları olan bahçelere sahipti. Rahipler ve soylular ise kent merkezindeki kalelerde, piramitlerde ve tören tapınaklarında ikamet ederlerdi.
[değiştir] Giyim, kuşam
Halkın büyük bir kısmı zamanlarını tarım etkinliklerine ayırırdı; bu yüzden tarlada çalışma koşullarına uygun giysiler giyerlerdi. Giyim, sosyal düzeye de bağlıydı. [67]Çoğunluk genellikle sade giysileri tercih ederdi. Kadınlar genellikle bir huipil[68] (Orta Amerika’ya özgü, işlemeli,renkli motiflere sahip bluz) ya da bir etek ve manto, erkekler patí denilen bir kısa pantolon giyerlerdi.[69]Buna karşılık, ayaklarında deri sandal olan, değerli taşlar ve tüylerle süslü, desenleri zengin, ihtişamlı giysiler giyen soylular, sedefle ve değerli taşlarla süslü ağır kemerler, kolyeler ve başlarına tüylerden yapılmış takılar takarlardı.[70]Soyluların giydikleri diğer giysiler, denizkabuklularıyla veya salyangoz kabuğuyla süslü, geometrik desenlere sahip, jaguar derisinden veya pamuktan yapılma ceketler, uzun veya kısa mantolar ve eteklerdir.[71]Ayrıca, rahipler ve bazı soylular, yeşim taşından, kuvarsdan ve altından yapılma son derece büyük kulaklıklar (kulak takısı), buruna takılan halka türü takılar, bilezik ve yüzükler takarlardı. Kimi zaman alt dudağın altına da bir takı takmayı ihmal etmezlerdi.[72]
Diğer aksesuvarlar arasında, şapka, taç, konik bere, türban ve pampa otu (Cortaderia selloana) sayılabilir. M.Ö. 900 yıllarına kadar kutsal yerlerde ve birçok sahada çok sık kullanılan yeşim taşı, sonraları kaybolmamakla birlikte, kuyumculukta, özellikle altın işlemede kullanılmaya başlanmıştır.
Bonampak duvar resimleri zenginlik ve şatafat gösteren bu giysilerin törenlerde olduğu kadar savaşlarda da kullanılabildiğini göstermektedir.[73] Bu resimlerde savaşçıların vestiyere astıkları silahlar, kalkanlar, zırhlar ya da koruyucu yeleklerin gayet süslü oldukları görülmektedir. Giysilerini boyamak üzere kullandıkları renklendiricilerden en önemlilerinin kaynakları şunlardı:
- Madenlerden: Atapulgita denilen palygorskite; (Mg,Al)2Si4O10(OH)•4(H2O).
- Bitkilerden: Indigofera sufruticosa ve Indigrofera guatemalensis bitkileri. Bunlardan “Maya mavisi” denilen rengi elde ettikleri sanılmaktadır.
- Hayvanlardan: Cochineal denilen parazit böcek. Bundan kırmızı renk elde edilirdi. Ayrıca Purpura pansa türü salyangozdan da mor renk elde edilirdi.
Ayrıca göğüs kol ve bacaklara dövme yapılabiliyor, vücuda süsleme amaçlı yaralar açılabiliyor (scarification)[74] ve delinen dişlere kesilmiş yeşim, obsidyen ve pirit gibi değerli taşlar yerleştirilebiliyordu. Ancak dövme ve deride süsleme amaçlı yaralar açma din adamlarına, beylere ve komutanlara mahsustu. Bu konularda, enformasyon kaynaklarının hatırı sayılır bir kısmı koloni döneminde bölgede yaşamış İspanyol Diego de Landa’ya dayanır.[75]Bölgede kaldığı süre boyunca Maya belgelerinin çoğunu yok etmiş olmasına karşın, sonunda Maya uygarlığı üzerine bir kitap yazmıştır.
[değiştir] Kadın ve sosyal konumu
Kadın toplumda önemli mevkilerde bulunabilmiş, hatta birkaçı yönetici olmuştu. Aile ekonomosinde kadının rolü büyüktü; seramikleri onlar imal ediyor, yontuları onlar tasarlıyor, giysiler için pamuğu onlar dokuyordu. Aynı zamanda hayvan yetiştiricilikle ve dinsel bayramlarda tüketilecek yiyecek ve içecekleri hazırlamakla meşguldüler.[76]
Hazır bulunmaları gereken birkaç bayram haricinde, insan kurbanının olduğu bayramlarda yer almazlardı. “Kendini kurban etme” (“autosacrificio”) törenlerinde klasik-sonrası dönemde kadınların yer almamasına karşın, klasik dönemde bazı itibarlı kadınların yer aldıkları görülür. Kısaca, Maya kadınının toplumdaki etkinlikleri gözönüne alındığında, pek çok kültürde görüldüğü gibi yalnızca ev ve aileyle meşgul bir kadın olmadığı anlaşılmaktadır.
Kamnicté denilen evlilik, babaların düzenlemesiyle, ekonomik nedenlerle veya ittifak amacıyla yapılırdı. Ayrıca yeni evli damat, bir süre kayınpederinin emrinde yaşardı ki bu süre kimi zaman 5 yıla kadar çıkardı.
[değiştir] Fiziksel özellikler
Silvanus G. Morley tarafından Yucatan Mayaları üzerinde sürdürülen bir araştırma, ortalama boylarının 154.61 cm. ile 142.65 cm. arasında, ağırlıklarının 52.86 kg ile 50 kg arasında ve kafa indisinin (cephalic index)[77] 85.8 ile 86.8 aralığında olduğunu ortaya koymuştur. Arkeolojik ve etnoğrafik kanıtlara göre, Mayalar geniş kafalı (brachycephalic), gaga burunlu, siyah ve düz saçlı ve hafifçe Asya’lıları andırır biçimde badem gözlü idiler. [78]Boyunları kısa, omuzları genişti.[79]
[değiştir] Maya uygarlığının yapısı
[değiştir] Sosyal Örgütlenme
İspanyol işgali öncesinde büyük kentlerde yaşam, bugünkü modern kentler gibi, son derece karmaşıktı. “Mayalar, Zamanın Çocukları” adlı makalesinde Howard LaFay şöyle yazar: “Bu dönemde, ormanın huzur verici havasında düzenlenen ezoterik ayinlerden nasibini alan, tarımla uğraşan, barışçı sade Maya insanı imajı artık kaybolmuştu. Yerine yaşam dolu, savaşçı ve daha ileri tarım teknikleri kullanan bir halk gelmişti.[80] Vikingler gibi, cesaretle istilalara kalkışıyor ve ticaretle uğraşıyorlardı.”[81]
Maya toplumu bir sosyal sınıflaşma içinde yapılanmıştı. Bu sınıflaşmanın tepesinde almenehoob (“babaları ve anneleri olanlar”) denilen soylular bulunuyordu.[82] Siyasi ve dinsel makamlara yerleşmiş bu ayrıcalıklı sınıf iktidarı ve otoriteyi tekeline almıştı. Beyliğin halach uinik (alaç uinik okunur) adı verilen en üst yöneticisi dünyevi ve ruhani işlerde mutlak iktidar sahibiydi. Ona ahau da denirdi, amblemleri yuvarlak kalkan, birçok uygarlıkta olduğu gibi asa idi; bu asa yılan başlı antropomorf bir yaratık biçimindeydi. Halach Uinik makamı, silsilevi olarak babadan en büyük oğula geçerdi. Halach Uinik aynı zamanda batab ’dı, yani yaşadığı kentin mahalli başkanıydı ve beyliğin diğer kentlerinin batab ’ları (çoğulu bataboob) onun komutası altındaydı. Yüce şef olarak vergi ona verilirdi, komutanları toplantıya o çağırır ve siyaseti belirlerdi.[83] Savaşta her batab kendi askerlerine komuta ederdi.[84]Fakat bir de nacom denilen, üç yıl görevde kalan, bir başkomutan vardı ki, nacom doğrudan doğruya halach uinik ’e hesap verirdi.[85]Kademede batab 'lardan sonra, ah cuch caboob denilen kentin mahallelerinin idaresinden sorumlu olan yöneticiler bulunurdu. Bunlar kimi zaman delege olarak batab ’a eşlik eder ve ona, ayrıca, onun sözcüsü ve habercisi olarak da hizmet ederlerdi.
Bunlardan başka, ayrıca popolna ve ah holpop adı verilen, sosyal ve törensel meselelerden sorumlu memurlar bulunurdu. Memurlar kategorisinde en alt düzeyde olanlar, düzeni sağlayan ve yasanın yerine gelmesini gözeten, bir tür polis denilebilecek tupil ’lerdi.
Ahkin (çoğulu ahkincob) adı verilen din adamları sınıfı batab ’larla aynı kategoride bulunurdu. Din adamlığının kuşaktan kuşağa geçişinde de ailevi silsile izlenmekle birlikte, bazı soylu ailelerin bireyleri din adamı olabiliyordu. Dinsel hiyerarşinin başında ahuacán (“ağa yılan”, aua kaan okunur) adı verilen baş rahip ya da şaman başı bulunurdu. Etkinlikleri törenler, kurbanlar, kahinlik, astronomi, kronolojik hesaplamalar, hiyeroglifik yazı, dinsel eğitim (önceki dönemlerde özellikle ezoterik eğitim) ve tapınakların yönetimi üzerineydi. Kademede ahuacán ’dan sonra gelen rahiplere chilam ya da kahin denirdi, insanlara gönderilen ilahi mesajları gözlemle ve orakl benzeri çeşitli yöntemlerle anlamaya çalışır ve yorumlarda bulunurlardı.
Soylulara mensup olmaları dolayısıyla tüccarlar komutanların güçlü olanlarıyla yakın ilişki içindeydiler ve onları yollar, ekonomik olasılıklar ve diğer halkların savunma durumu hakkında bilgilendiriyorlardı. Toprak genellikle ortak kamu mülkiyeti olarak halka ait olsa da, soylular hiçbir tarımsal faaliyette bulunmamalarına rağmen tarım üretiminden büyük pay alıyorlardı. Ayrıca, soylulara av ve balıkçılık, bal, pamuk, battaniye ürünlerinden oluşan vergi ödenmekteydi; vergi kişisel hizmet biçiminde de ödenebiliyordu. Yani halk mısır ekimini ve diğer üretimlerini hem kendisi hem de soylular için yapmak durumundaydı.
Soylular sınıfının altında kalan halk, yalba uinikoob, chemal uinicoob, memba uinicoob ya da pizilcan gibi çeşitli adlarla belirtilirdi ki, bütün bu adlar " küçük insanlar" anlamına gelmekte olup, “ayak takımı”nı ifade ederdi. Koloni döneminde sıkça kullanılan ad ise Náhuatl dilindeki macehual ’dı. Çoğunluğu oluşturanlara verilen “komün insanlar” adı köylüleri, balıkçıları, oduncuları, sakaları, duvarcıları, zanaatkarları, taş yontucularını, dokumacıları, nakliyecileri vb. kapsıyordu. Sosyal hiyerarşide halkın da altında olanlar kölelerdi[86]; erkek kölelere ppentocet, kadın kölelere munach denirdi. Kölelerin çocukları da köle sayıldığından, köle olarak doğmak mümkündü; köle bir çocuk ana babasıyla birlikte veya ebevynsiz olarak, ticari mal olarak satılabilirdi.
[değiştir] Siyasi örgütlenme (yönetim)
Mayalar’da hiyerarşik bir yönetim göze çarpar; klasik dönem boyunca her beyliğin en üst yöneticisine k’inich (kiniç okunur, "güneş yüz" anlamına gelir), ahau te‘ (ağaç bey), ch’ul ahau (kutsal ağa) ya da bakab (alemin direği, desteği) gibi çeşitli adlar verilmiştir. Bu yöneticiyle kan bağı olan (akraba olan) soylulara ise ahau (ağa, bey) denilirdi. İkincil derecede öneme haiz bazı kent ve merkezlerdeki yöneticilere ise sahl (çoğulu sahalo'ob) denirdi, bunlar ahau te ile yakın ilişki içinde olurlardı.[87]
Klasik-sonrası dönemin sonunda (M.S.800-1000) Yucatan Yarımadası’nda yeni bir yönetim biçimi belirdi: Multepal denilen konfederasyon sistemi. Diğer kentler üzerinde hegemonyalarını kuran ilk kentler Chichén Itzá ve Mayapán oldu. Bu sistemde yönetim, birbirlerini “kardeş” sayan birçok kişiden oluşan bir konseyle icra ediliyordu. Bu hükümet konseyi (multepal) üyelerinin ünvanı ah tepal idi.
Mayapán’ın yıkımından (1451) sonra Yucatan Yarımadası kuchkabal denilen 16 ya da 17 eyalete ya da beyliğe bölündü. Her kuchkabal ’ın başkentinde askeri, adli ve siyasi otoriteye sahip, halach uinik ("gerçek ve doğru adam") adlı bir bey bulunuyordu. Her kuchkabal batabil ’ler denilen, batab ’lar tarafından yönetilen mahalli idarelere ayrılırdı. Her batabil de kuchkteel denilen, aşiretlerden oluşan küçük birimlere ayrılırdı. Aşiret reisleri ya da oymak başları zaman zaman yönetim meselelerini çözmek üzere, batab ’ın da katıldığı bir mecliste biraraya gelirlerdi. Batabil meclisleri aşiretlerin temsilcileriyle (ah k’ul) batab tarafından atanan temsilcilerden oluşurdu. Halach huinic aynı zamanda kuchkabal ’ın şamanı sayılırdı ve din adamları hiyerarşisi ona bağlıydı.
[değiştir] Din adamları
Din adamları hiyeraşisinde şu unvanlar bulunmaktaydı:
- Halach huinic, kuchkabal ’ın (eyalet, beylik) beyi ve din adamı.
- Ah k'in may ya da ahau kan mai: Din adamlarının başı.
- Ah k'in: Yasal din adamı
- Ah nacom: Kurbancı
- Chilam: Kahin
- Chá ako'ob: Yardımcı
[değiştir] Ekonomik yapı
Tarım Mayalar’ın temel etkinliğini oluşturduğundan, İspanyol işgali öncesine kadar çeşitli tarım teknikleri geliştirmişlerdir. Bunun yanı sıra avcılık ve balıkçılık da ihmal edilmemiştir. Tropikal orman da onlar için önemli bir besin kaynağıydı. İklim değişiklikleri, toprak ve bitki örtüsü, kuşkusuz doğal kaynakların kullanımının ve hangi tarım sisteminin uygulanacağının belirlenmesinde belirleyici etkendi. Teknikler, kullanılabilir toprağın nicelik ve niteliğine, kültür tipine ve sosyoekonomik etkenlere bağlı olarak ortaya çıkmıştı.
[değiştir] Ticaret
Maya coğrafi bölgesinde üretim büyük olduğundan, ticaret vazgeçilmez bir etkinlikti. Klasik dönemde büyük kentlerde p'polom denilen büyük çarşılar ortaya çıkmıştı. Fakat klasik-sonrası dönemdeki yeniden yapılanma sırasında, tianguis adını alan bu çarşılar geliştirilememiştir. Toptancı tücarlar küçük tüccarlarla irtibatı sağlamak için uzun mesafeler katetmekteydiler. Küçük tüccarlar ise mallarını evden eve gezerek satıyorlardı. Bu mallardan Guatemala’da yeşim, kuzeydoğuda pamuk, kıyılarda deniz kabuğu ve balık, kuzeyde tuz, Tabasco, Guatemala ve Honduras’ta kakao, Puuc bölgesinde ise çakmaktaşı daha çok satılıyordu. Büyük tüccarlar büyük bir prestij elde etmiş olup, soylular arasında isim yapmış bulunuyorlar ve bazı durumlarda kralın casusluğuna terfi ediliyorlardı.
[değiştir] Para
Para yoktu, ticaret parayla değil, takas (barter) sistemiyle yapılıyor, bazen para yerine kakao meyvesi kullanılıyordu. Değerler döneme göre az çok değişmiş olsa da, bir tavşanın değeri 10 kakao meyvesiydi. Para sistemine İspanyol işgali döneminde bir Virreinato de la Nueva España’ nın [88] emriyle 17 Haziran 1555’de geçilmiş ve İspanyol reali kullanılmıştır. 1575’te bir real[89]100 kakao meyvesi değerindeydi.
[değiştir] Toprağın özelliği
“Yönetenler” (ahau), toprağı, tebaalarına, sosyal düzeye ve işbölümüne bağlı olarak veriyordu. Bir işlenebilir toprak parselinin verilme amacı, o toprağı alan ailenin yaşamını sürdürebilmesi ve vergisini ödeyebilmesi içindi. Bununla birlikte üretimin istenilenin üzerinde olduğu bereketli hallerde, toprağı işleyen aile, ürünün fazlasını satmalı ve edinilenle vaktiyle kendisine bu toprağı sunmuş olanlara borcunu kısmen de olsa ödemeliydi. Toprak ahau’ya (ağa) aitti ve istediği zaman o toprağı herhangi bir gerekçe göstermeden geri alabilirdi.
[değiştir] Deniz taşımacılığı
Deniz taşımacılığının ticaretin gelişiminde ve dolayısıyla ekonominin gelişiminde önemli bir rolü olmuştur. En erken gelişmiş su taşıtları esas olarak kano[90] ve yelkenli olmuştur. Önceleri tatlısularda kullanılan bu gemilerin pruva ve pupa uçlarında yapılan değişikliklerden sonra bunlar denizde de kullanılmaya başlanmıştır. Bunlardan Yucatan kıyılarının yanı sıra Tabasco, Chiapas, Guatemala ve Honduras nehirlerinde de yararlanılmıştır. Büyükçe olanlarının mallarıyla birlikte 20-40 kişi taşıyabildiği sanılmaktadır. Bunların Panama’ya kadar gidebildiklerini gösteren kanıtlar bulunmaktadır.[91]
[değiştir] Kara taşımacılığı
Yaygın geniş yol şebekeleri ile dar yollar (patika) arasında büyük bir farklılık vardı. Önemli yollara sacbe (sakbe okunur,“ak yol”anlamına gelir) denirdi. Böyle bir yolun inşa edileceği yer belirlendikten sonra, kolay işlenebilir dev taş bloklarıyla yer düzlenirdi ve yetişebilecek çalılar ulaşımı engellemesin diye, üzeri kumla kaplanır ve bunun da üzeri harçla kaplanırdı. Cobá’yı Yaxuná’ya bağlayan böyle bir sacbe 100 km. uzunluğundadır. Diğer uygarlıkların çoğunda görülen, yük hayvanlarının çektiği tekerlekli arabalara bu uygarlıkta rastlanmaz. [92] Tekerleği tanımalarına rağmen,ilginç olarak, tekerleği yalnızca dört ayaklı hayvan oyuncaklarında uygulamışlardır.
[değiştir] Maya ulusları, halkları
Mayalar'da farklı kabilelerin oluşmasında kan bağı etkeninin yanısıra, üretim etkinliğinde aynı işi yapanların gruplaşma göstermesi de bir etken olmuştur. Örneğin Putunlar'ın oluşumunda, balıkçılık ve deniz ticareti yapan ailelerin bir araya gelmesi sözkonusudur.
[değiştir] Başlıca Maya ulusları
Yucatan Yarımadası’nda
- Itzálar: Adlarını muhtemelen, yarı efsanevi rehber Itzamná’dan (“göğün cevheri” ya da “bulutların çiyi”) almışlardır. Zamná da denilen Itzamná, sözlü gelenekte Yucatan Yarımadası’nda her şeye isim koyan ve bitkilerin tıbbi yararlarını keşfeden, Maya yazısını ve hiyeroglifleri icat eden kişidir. Öldükten sonra halkı tarafından ilahlaştırılmış, adına tapınaklar yapılmıştır. Izamal piramitlerinde gömülü olduğu söylenir. Chilam Balam’ın Chumayel metinlerine göre, Itza'lar 435 yılında güneyden gelmişler, bugün Bacalar'ın bulunduğu yerde Siyancaan Bakhalal kentini kurmuşlardı. (Syan Caan “doğmak”, bakhalal “kamışlar yeri” anlamına gelir). Uzmanlar Kohunlich sit alanındaki keşiflerin bu tarihi değiştirebileceğini düşünmektedir; çünkü burada Olmek, Chichimec ve bazı Teotihuacan etkileri taşıyan maskeler bulunmuştur. Tören alanı da büyüklük faktörü gözönüne alınmazsa Teotihuacan’dakine benzemektedir. Fakat Chumayel metni Itza'ların Bakhalal’da yalnızca 60 yıl kaldığını anlatır. Chichén Itzá’yı 495 ile 514 arasındaki dönemde kurmuş olmalıdırlar. Daha sonra bu kenti de terkettiler, 928-948’e kadar Champotón’da yaşadılar ve 40 yıl süren seyahatlerden sonra Chichén’e Toltek ve Chichimec kültürüyle melezleşmiş bir halde geri döndüler. Bu kabilenin arkeolojik kalıntılarına kuzeyde, Campeche’nin kuzey ve doğusunda, Yucatan’ın kuzey ve ortasında ve Quintana Roo’nun kuzeyinde rastlanır. Son başkentleri Petén’deki (Guatemala) Tayasal kenti olmuştur.
- Xiú’lar: Campeche’nin (Kam-peçe okunur) kuzey ve kuzeydoğusuna, Yucatan’ın kuzeybatısına ve Quintana Roo’unu batısına yerleştiler. Yucatan Yarımadası'na Petén’den hareketle girdiler. Krallıklarının başkenti olan ünlü Uxmal kentinde yaşadılar. Bir dönemde Chichén Itzá Itza'ları ile savaştılar, efsaneye göre prens Kukulkan gelip bu krallıkların ya da kabilelerin barış yapmasını sağladı ve yeni başkent Mayapán’ı kurdu.(Bu, Maya bayrağında simgelenmiştir.) Yöneticisinin adı daha çok Ah Mekat Tutul Xiu olarak bilinir. 987-1007 arasında Uxmal’a yerleşti ve Itza’larla birlikte Mayapán Konfederasyonu'nu kurdu. Konfederasyon konseyi Chichén Itzá, Uxmal, Mayapán, Itzamal, Tulum, Ichpatún ve diğer beyliklerin beylerinden oluşuyordu. Bu ittifak 1175-1185’e kadar sürmüş olmalıdır. Çünkü 1194’te Itza'ların Chichén Itzá’yı terk ettikleri görülür. Bu sırada Mayapán Cocom’larının beyi Hunacc Ceel idi. Mayapán’ın kuruluş tarihi 1047 olarak ve yıkım tarihi 1254 olarak belirtilir. Itza’lara karşı savaşında Mayapán’a Meksika askerleri destek vermiştir. Daha sonra Uxmal beyi de Mayapán’a savaş açmışsa da, yenilmiş ve kenti işgal edilmiştir. Mayapán’ın son kralının soyundan gelen biri Tibolón adlı bir başka kent kurmuş ve bu kentteki Cocom halkını sert bir biçimde yönetmiştir ki, bu halk 16.yy.’daki ilk İspanyol işgalcileriyle karşılaşan diğer Maya kabilesi olmuştur. [93]Xiú’ların soyundan gelen son bireyler Maní kentine yerleşmişler ve bu kenti başkent olarak benimsemişlerdir.
- Cocom’lar: Esas olarak Quintana Roo’nun kuzeyine ve Yucatan’ın kuzeydoğusuna yerleşmişlerdi. Hegemonyalarını 1441-1461 dönemine kadar sürdürdüler. Bu tarihlerde Itza'ların soyundan gelenlerce yenilgilere uğratıldılar, bu kez de Xiú’lardan destek görmüşlerdi. 1461 ile 1500 yılları arasında aralarında hiçbir birlik ve otoriteden eser kalmayan küçük yerleşim birimleri biçiminde bir yapılanma görülür. Bu yerleşim birimleri, Xiú’lar ve Cocom’ların asla ateşkese yanaşmadan sürekli çatışma içinde olmalarının da sonucu olarak, durmaksızın savaşmış, salgın hastalıklar ve kasırgalarla da büyük darbeler yemişlerdir. Son yöneticileri Hunacc Ceel’dir.[94] Cocom’ların soyundan gelen son bireyler Sotuta kentine yerleşmişler ve bu kenti başkent olarak benimsemişlerdir
- Putún’lar: Bazı araştırmalar Campeche’den gelmiş olabileceklerini ve kentlerinin adının Champotón olduğunu göstermektedir.
Chiapas’takiler ve Tabasco’nun bir kısmındakiler:
- Chontal’lar: İdari adı La Chontalpa olan Tabasco ovasına yerleşmişlerdi.
- Zoque’ler: La Chontalpa’da ve Chiapas’ın batı ve kuzeyinde yerleşmişlerdi.
- Tzotzil’ler: Chiapas’ın orta ve doğusuna yerleşmişlerdi.
- Tzeltal’lar: Chiapas’ın orta ve doğusuna yerleşmişlerdi.
- Tojolabal’lar: Chiapas’ın orman ve vadilerinde yerleşiktirler; 58.000 kişi bu dili konuşur. [95]
- Lacandón’lar: Kökenleri Chiapas’taki mitolojik Lacan-Tún bölgesidir (orta ve doğu)
Guatemala’dakiler:
- Ki'che´: Geniş bir lehçe çeşitliliği gösteren bir halktır. Bu dili konuşanların sayısının yaklaşık 1.000.000 olduğu sanılmaktadır. Günümüzde yaşadukları yerler Sololá, Quetzaltenango, El Quiché ve Totonicapán’dır. Kolomb-öncesi zamanlardaki başkentleri Utatlán ya da Gu'marcaj idi.
- Kek'chi': Alta Verapaz, Izabal ve Petén’in güneyinde yaşarlar; 1987-1991 arasındaki sayımlarda Guatemala Cumhuriyeti Guatemala’da bu dili konuşanların sayılarının 400.000 olduğunu açıklamıştır. Bu açıklama doğru kabul edildiğinde, 1998’de tüm ülkelerde bu dili konuşanların sayıları 1998’da 421.000’di. Fakat günümüzde bu tüm ülkelerde bu dili konuşanların 726.723 kişi olduğu sanılmaktadır.
- Mam: Huehuetenango, San Marcos ve Quetzaltenango’da yaşarlar; 519.664 kişi bu dili konuşur, vaktiyle başkentleri Zaculeu idi.
- Kaq'chiquel: Sacatepéquez ve Chimaltenango’da yaşarlar; 475.889 kişi bu dili konuşur, vaktiyle başkentleri Iximché idi.
- Q'anjob'al: Q'anjob'al: San Marcos ve Huehuetenango’da yaşarlar; Guatemala hükümeti 1998 nüfus sayımında Guatemala’da bu dili konuşanların sayılarının 126.000 olduğunu açıklamıştır. Tüm ülkelerde bu dili konuşanların sayısı1998’de 146.800 idi.
- Pokom'chi: Baja Verapaz ve El Progreso’da yaşarlar; Guatemala hükümeti 1998 nüfus sayımında Guatemala’da bu dili konuşanların sayılarının 85.000-90.000 olduğunu açıklamıştır.
- Ixil: Huehuetenango, El Quiché ve Alta Verapaz’da yaşarlar; 69.137 kişi bu dili konuşur.
- Tz'utujil: 13.yy.’ın sonlarından beri Sololá’nın güneyinde ve Suchitepéquez’in kuzeyinde yaşayan bir halktır. Önceleri Santiago Atitlán, San Pedro la Laguna, San Lucas Tolimán, San Juan la Laguna ve Santa María Visitación gibi kentlerin bulunduğu Atitlán Gölü kıyılarında ve Chicacao’da yaşarlardı. 100.000 kişi bu dili konuşmaktadır. Kolomb-öncesi başkentleri Popol Vuh’ta adı Ajtziquinahay olarak geçen Chutnamit’ti.
- Popti': Popti': San Marcos ve Huehuetenango’da yaşarlar; Guatemala hükümeti 1998 nüfus sayımında Guatemala’da bu dili konuşanların sayılarının 77.000 olduğunu açıklamıştır. Tüm ülkelerdeki sayıları 1998’de 88.000 idi.
- Chuj: (Rama Chol), Huehuetenango’da yaşarlar; 38.253 kişi bu dili konuşur.
- Pokomam: Chiquimula ve Jutiapa’da yaşarlar; 31.000 kişi bu dili konuşur. Vaktiyle başkentleri Mixco Viejo idi.[96]
Belice’dekiler:
- Kek'chi'
- Mopán
Honduras’takiler:
- Chortí
El Salvador’dakiler:
- Chortí: Río Lempa ırmağının kuzey kısmında (günümüzdeki Santa Ana ve Chalatenango vilayetleri) yerleşmişlerdi; 13.yy.’dan itibaren Pipil’lerden etkilenmişlerdir.
- Pokomam: Günümüzde Santa Ana ve Ahuachapán vilayetlerinin bulunduğu bölgede yerlemişlerdi. Başkentleri önce Chalchuapa, sonra, 15. yy.’da Pipiller’ce zaptedilene kadar Atiquizaya oldu.
[değiştir] Maya azınlık halkları
Yucatan Yarımadası’ndakiler:
- Chel: Başkentleri Izamal’dı.
- Chan: Yerleşim bölgeleri yarımadanın kuzeybatısındaki Maxcanú idi.
- Cupul: Yerleşim bölgeleri yarımadanın doğusunda ve başkentleri Zací’deydi, burada günümüzde Valladolid bulunur. 1533’de Francisco de Montejo El Mozo tarafından, Cocom’larla birlikte, topraklarını terk etmeye mecbur bırakıldılar.[97]
Chiapas’takiler ve Tabasco’nun bir kısmındakiler:
- Chiapa: Chiapas’ın orta ve doğusunda yerleşmişlerdi.
- Tojolabal: Chiapas’ın orta ve doğusunda yerleşmişlerdi.
- Petén: Bu, Mayalar’da avcılara ya da avlanmaya gidenlere verilen bir isimdi.
Guatemala’dakiler:
- Awakateko: Huehuetenango’da yaşarlar; 16.272 kişi bu dili konuşur.
- Ch'orti': Chiquimula’da yaşarlar; 9.105 kişi bu dili konuşur.
- Sipakapense: San Marcos’da yaşarlar; 6.344 kişi bu dili konuşur.
- Akateko: Huehuetenango’da yaşarlar; 5.572 kişi bu dili konuşur.
- Sakapulteko: El Quiché’de yaşarlar; 3.940 kişi bu dili konuşur.
- Uspanteko: El Quiché’de yaşarlar; 1.231 kişi bu dili konuşur.
- Tektiteko: San Marcos’da yaşarlar; 1.241 kişi bu dili konuşur.
- Mopán:, Petén’de yaşarlar; 468 kişi bu dili konuşur.
- Itza':, Petén’de yaşarlar; 123 kişi bu dili konuşur.
[değiştir] Din
Din, Mayalar’da yaşamın çeşitli alanlarında kendini hissettiren bir etken olmuştur; tarımsal törenlerden ve halk törenlerinden sanat ve kültüre dek etkisini hissettirmiştir. Din adamlarının, Maya uygarlığını elinde tutan ideolojiyle, siyasi denetimle yakından ilişkili oldukları ve aynı zamanda bilimi temsil ettikleri gözönüne alındığında, bu etkinin büyüklüğü daha iyi anlaşılabilir.
Maya dininin son zamanlardaki hali biraz daha iyi bilinmektedir. Klasik-sonrası dönemdeki Maya
